Ben Karadeniz’in Sinop il’inden,
Merkez İlçesi Korucuk Köy’ünden,
Korucuk Köyünün Göğlügöl’ünden,
Arif oğlu Mehmet Yaş’ım arkadaş.
Tahsisen 54 doğduğum tarih,
Ne günü, ne ay’ı, ne yılı sarih,
Burada da oyun oynamış talih,
Belli değil gerçek yaşım arkadaş.
En büyüğü benim onbir kardeş’ten,
Dördü, babamızın iki’nci eş’ten..
Hakikât bir gömlek olsa ateş’ten,
Ben sırtımda taşımışım arkadaş.
Tahsil hayatımda hep güm’e gitti,
Ortaokul, lise dışardan bitti..
Beni hayat okulları eğitti,
Hala sürer bu uğraşım arkadaş.
77 Yılı, 8 Aralık;
Nihayet son bulur devri bekarlık..
İki evladım var zormuş babalık,
Tükenmiyor hiç telaşım arkadaş.
Resmi bir kurumdan emekli oldum,
Demek ki, indin de iyi bir kul’dum,
Hamd olsun her türlü nimeti buldum,
Hep kaynadı helâl aş’ım arkadaş.
İyi, kötü her tarakta bezim var;
Şu yollarda kendime has iz’im var..
Kayda değer şerefli bir mazi’m var!
Ben her günü yaşamışım arkadaş.
YAŞ der; işte böyle hayat hikaye’m,
10 yaşımdan beri şairlik paye’m..
Dünyadan göçünce yegâne gaye’m,
Utanmasın mezar taş’ım arkadaş!
12.03.2006
Mehmet Yaş
Şair / Söz yazarı
Tlf. Ev: 0 368 261 85 84
Cep : 0 530 512 73 76
[email protected]
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




-
Mehmet Getizmen
-
İdris Akmetin
-
İdris Akmetin
Tüm YorumlarDizelerini zevkle okuduğum bir ozanımız. Akıcılık, ahenk, duygular; ustaca işlenmiş bir dantel güzelliğinde. Kutluyorum değerli ozanımızı.
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!
Kıbrıs da aynı kırk, yıldan beriye,
Kerkük’ten bir ağıt kaldı geriye..
Kırmızı çizgiler döndü griye;
Şark’ın ihmalini gel de gör Atam!
Sevr’in artıkları suçlar Lozanı,
Ne idraki mümkün ne de izanı..
Hele Güneydoğu cadı kazanı,
81 İl’ini gel de gör Atam!