Sevda pazarında tezgah kurmuşlar
Aşkımı mihenge vuruyorlar can
Bir Mecnun,bir Ferhat bir Kamber gibi
Beni aynı yere koyuyorlar can
Onlar ki; çömezdi aşk dergahında
Benden el aldılar bilsinler herkes
Yıldızlar sularda uykuya dalar
Başlar yüreğimde ince bir sızı
Firuze, yalnızlık ruhumu sarar
Hüzün çiçekleri açar içimde
Çekilir sokaktan ayak sesleri
Saatler durağan tik taklarında
Takvimler duvarları eskitiyor.
Gece erken iniyor eteklerine dağların.
Kopup gelen karanlıklara
Bir öykü anlatıyorum
Kurtların solumaları doluyor satır aralarına
böyle olmamalıydı can
böyle olmamalıydı
deli kısrak vahşiliginde
koşup giderken zaman
bir kahpe el tutup yelesinden
kalbime kazık saplar gibi birden
Hava kararıyor iniyor akşam
Ruhumda med /cezir zamanı şimdi
Rüzgârda tuhaf bir hasret kokusu
Issız sokaklara yayılır durur
Esrik titreyişte bütün ışıklar
Göz kırpar gel diye çağırır şimdi
(Unut bani Can demiştim ya)
Gönülden bağlandım, sevdim ben seni
Her şeyi unut da bunu unutma
Gönlümü yolların tozuna serip
Şimdi sana doğru savrulmak vardı
Dağlar dokuz boğum
Yollar kırk kuyu.
Yüreğim sergene döndü dağlarda
Her rüzgâr bir parça alıp götürür
“Gün eksildi penceremde” akşamın hüznü çöktü şehrin üstüne. İçime sensizliğin sızısı.
Çalınmış umutların telaşındayım şimdi. Seni beklemekten usandım. Usandım sana gel demekten. Biliyorum gelmeyeceksin. Uzaklardan bakışın, göz kırpışın ve gülüşün yalan. Yalan bana umut verişin. Gelmeyeceksin, biliyorum hiç gelmeyeceksin.
Sevdam…Sevdam, içimde bir kor.
Binlerce engerek yılanı çınlıyor beynimde. Binlerce akrep kemiriyor senli düşüncelerimi.
Senli düşüncelerin ortalık yerinde sara nöbetleri geçiriyorum. Çılgınlığım gözlerine vurgun oluşumdandır. Ya gel, ya da bakma bana uzaklardan.
Sevdam…Sevdam…Bakışlarının esiri ruhum.
Bu şehir şimdi bana yabancı
Bu sokak bu cadde bu park el gibi
Yabancı bakıyor bütün insanlar
Şekiller,kokular, toprak yabancı...
Sensiz gecelerin tadı tuzu yok
Her düş seni getirir ya, ben tutamam ellerinden. Bir soluksuz sabaha kurban gider umutlarım. Rüzgârlar oynaşır saçlarında, ayakuçlarında serilir sular uçsuz bucaksız sahillere. Yıldızlar düşer sulara ve tatlı ürpertiler yayılır sonsuzluğa.
Her düş seni getirir ya, ben tutamam ellerinden.
Kar yağar yeşil çayırların üstüne. Bir gül yaprağında titrer güzellikler. Gözlerin, ellerin ve dudakların kalır aklımda. Aklım bir yitik sevda peşinde derbeder. Yıldızlara söylenir en içli şarkılar. En içli şiirler yazılır hasret üstüne. Kavuşamadan kaybolan sevdalılar öykülere konu olur.
Ben sevda yorgunuyum. Ondandır geceler boyu sessizliğe mahkûm oluşum. Ondandır seni arayışım kırık notalarda. Ondandır gel deyişini bekleyişim. Ondandır gelemeyişim.
Arayışım, bulamayışım ve kahroluşum ondandır.
İçimde bir umut yeşerir. Her gelen trenden sen ineceksin sanırım. Boşalan istasyonlar değildir. Her giden ayrı bir tren değildir. İçimde ben boşalırım, ben giderim uzaklara da bedenim burada kalır.




-
Selma Aslisen
Tüm YorumlarBu siiri dinledigim zaman bir zamanlar cok sevdigim biri aklima geliyor ona ne kadar kizsamda hala onu cok seviyorum
ONU UNUTAMADIM