'Mehmet Seyidhasanoğlu 13 mart 1983'ten itibaren hayatın kıyısına yağmurla beraber vurmaya başladı...
yağmur yağdıkça soluklandı, yağmur yağdıkça kalemini kıpırdattı!
yağmur sustukça oda sustu.... ve yağmurun kokusunu duydukça soluk almaya ve aldığı solukla kalemini kıpırdatmaya devam edecek....
Ne zaman mı susar? Eğer bir gün yağmur vazgeçerse görevini ifa etmekten; işte o zaman, ebedi bir suskunluk kaplar bedenini ve yüreğini Haylaz'ın! '
ilköğretimini üç farklı okulda okuyarak tamamladı, lise eğitimini; Van Ziraat Meslek Lisesi'nde yatılı okudu,
liseden mezun olduktan sonra; özel bir sürücü kursunda büro memuru olarak çalıştı...
Üniversite'de Bahçe Ziraatı ve sonrasında İşletme okudu... 10 yıl boyunca çeşitli yerel ve internet radyolarında program yaptı, Şiir Dinletileri ve seslendirmelerde bulundu.
2003 yılında bir yıl süreyle Van Devlet Hastanesi'nde çalıştı.... 2004 yılında göreve başladığı Tapu ve Kadastro Van Bölge Müdürlüğünde halen çalışmaktadır...
Eserleri
Şiir yazmaya küçük yaşta başladı... şiir ve denemeleri çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlandı....
Zaman zaman Şiir Kitabının basımıyla uğraşsa da, bu denemeleri bir türlü sonuca ulaşmadı! ..
Belki Bir Gün! ..
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




-
Ömer Besim Yaviç
Tüm YorumlarDünyanın en iyi amcası
Ve en 'gıcık' bir şairi tabi...
Beni sizlerle buluşturan,şiirlerimin yayınlatılmasıyla ve sizin eleştirilerinizle önümü daha net görmebilmemin kurucusu...Yıllarını şiire vermiş bir sanat adamı.Şiiri aşk edindi kendine,aşkı için şiir yazmadı...Lisede yazdığı şiirlere ...