ÇALIP, ÖLDÜRÜP, TECAVÜZ EDİP, KENDİLERİNİ SARAYA, İKTİDARA ZİNCİRLEYEN TİRANLAR
Mitolojideki Zeus ve Promete öyküsü bu sistemi en iyi şekilde yansıtmaktadır. Yüreğinde sevgi ve hoşgörü olmayanlar, acımasız olanlar, diğer insanlar üzerinde egemenlik kurmuşlardır. Çünkü yüreğinde sevgi ve hoşgörü olanlar bir başkasını çıkarı için ezmek, zor duruma düşürmek istemezler. Başkalarından kendi payına çıkar sağlamayı düşünmezler. Karşılıksız kendilerinden vermeyi öğrenmişlerdir.
Bencil, hırslı, öfkeli kişiler ise kötülükleri ile diğer insanları korkutmuşlar onlar üstünde baskı kurarak onların güçlerini kendi yedeklerine almasını bilmişlerdir.
Krallar da, prometeler de, tarih boyunca nöbet değiştirerek bu sistemde var olmuşlardır. Kralların adı kısa surede unutulsa da Prometeler hafızalarımızdan silinmemiştir. Deniz, Hırant, Tahir Elçi, Fiğen Yüksekdağ, Selehattin Demirtaş boyun eğmeyen son örneklerimizdir…
Diktatörler ise onları kıskaca almadan haklarında konuşamazlar. Onlar susturulmak istenir. Kıskıvrak bağlanır, öyle hareket ederler.
Havayı solur gibi soluyoruz
Her kelimeyi
Düşünmeden, araştırmadan
Soluyoruz
Daha önce kimin ciğerindeydi?
Yerken, içerken, ha keza sıçarken
Hıyararşi çok önemli bir kural
Kimse ileri çıkmamalı rütbesinden
Daima bir adım önde olur kral
En küçük para bile değerliymiş, olmayana.
Bir kılavuz sözmüş bu, muktedir olanlara.
Ve emekten çok değer verilmiş sadakaya…
Muktedir büyük olunca, rant büyük olur mu?
Başlar ayak, kıçlar baş oldu da,
Klozet altın olunca, göt, boktan kurtuldu mu?
Yazdığım kısa ve öz yazıya aldığım cevaplar maalesef çok üzücü… Özellikle de şairlik iddiasında bulunan insanlardan bunu beklemezdim… Nedenlerini kısaca açıklamak istiyorum.
Bir siyasi parti nedir? Yazıyı uzatmamak için dünya ile ilgili sorumluluklarını geçip yalnız ülke ile ilgili sorumluluklarından söz edelim.
Bir siyasi parti her ne kadar seçimlerde belli bir kesimin oyunu alsa da, meclise girince bütün bir halkın temsilcisi durumundadır. Ayırım yapmadan her kesimden insanın dertlerine kulak vermek sorumlulukları arsındadır. İster iktidar olsun, ister muhalefet olsun bu böyledir. Bunu unutmamak gerekir.
Ana muhalefet partisi iktidarı denetleme görevini üslenmiş bir partidir. İktidardan sonra en büyük sorumluluk da ana muhalefet partisindedir.
Bütün bu görevler, yasama yürütme ve yargı organları ile kontrol altına alınır. Meclisin görevi bunları organize etmektir.
Denilecek ki: Çoğunluk iktidar partisinin elinde, mecliste istediğini yapabiliyor. Doğrudur. Peki öyle olunca muhalefet partisi eli ayağı bağlı seyrecek mi?
‘’Ezen ve ezilen kavga ederken biri seyrediyorsa, ezenden yanadır.’’
Bu sözü çok duymuşsunuzdur…
Denizler asılırken CHP mecliste idama oy vermeseydi, karar çıkmayacaktı.
Yani üç fidan asılmayacaktı…
CHP Dersim katliamını hala bir özür olarak kabul etmiyor…
Kendilerini koolisyon ortaklığına bile layık görmeyenlerle el ele…
Kinden, nefretten ve ölümden beslenenlerle
Dostluktan, sevgiden, barıştan beslenenler…
Kendi ve yakın çevresi için yönetime girenlerle,
Kabuğunu kırmaya çalışan devrimciydi
Açılmamış iki kabuk arasında
Suların derinliğinde bir inci…
Avcıların bulandırdığı suda
Su yüzüne çıkmak istiyordu
Güçlüye ‘’yaşa! ..’’ demek için
Okumak gerekmiyor
Zayıfa ise, ‘’yaşa’’ demek için
Dört okul bile yetmiyor.
Dil, bir çeşit semboller ormanıdır. Yan yana gelen harfler sadece iki boyutlu birer işaret değildir, ifade ettiği tanımın hafızamızda yer kapladığı haliyle üç boyut kazanır. Belleğimizde kokular sesler görüntüler canlanır ve söylenen söz bir ifadeye bürünür, anlam yaratılır. Gerçek dünyayı, dolayısıyla kendi varlığımızı, kimliğimizi de dil yoluyla ve dilin sınırları içinde algılar ve tanımlarız. Anadil bu yüzden ok önemlidir. Dil bebeklikte karşılaştığımız ilk sembolik anlatımdır. Dilin kotları bebeklikte beynimize işlenir. Kimlik dil tarafından üretilir ve dil tarafından tanımlanır. Ortak dili olmayan toplumların ortak kimliği olamaz. (Pınar K. Üretmen- psikeard sayı 59 – Babil, dil ve ötesi)




-
Hasan Ateş
Tüm YorumlarSevdiğimiz bir abimiz kendisi. Bir grupta yayınladığı şiiriyle tanıdım kendisini. Mizahı kullanır şiirlerinde, bununla birlikte duygusal şiirleri de yok değildir. Popüler şiirleri de var, güzel tabi. Ayriyeten grup da kurdu sağolsun, ne de olsa mizah seviyoruz.