Medine mübarek şehir, nur yağar semasından,
Rahmet esintisi eser, her taşından toprağından.
Hicret yurdu seçildi o, Habibullah gelince,
Kalpler oraya akar hep, sevda ile gidince.
Ravza-i Mutahhara var, bağrında yatar server,
İki cihan sultanıdır, gönüllere hükmeder.
Selam dursa eşiğinde, titrer âşıkın bedeni,
Gözünden yaş boşanır, yanar hasretin teni.
O şehirde ezan sesi, meleklerle karışır,
Mescid-i Nebevî’de saf, ümmetle saf duruşur.
Her rekatta huzur var, her duada şefaat,
Ravza’nın hürmetine erer kul mağfirete.
Toprağına yüz sürenler, derdini orada söyler,
Günah yükü ağır olan, orada hafifleyiverir.
Medine’ye varan derviş, döner mi mahrum geri?
Ravza’nın kokusuyla dolar cümle gönüller.
Ya Resulallah desek, açılır gök kapısı,
Ravza’dan esen yelle dağılır gam sisi.
Salat selam üstüne, ey alemlerin nuru,
Medine sensiz sensiz, karanlıkta kalır yurdu.
Ne bahtiyar o kul ki, Ravza’yı görür gözüyle,
Ağlayıp yalvarır orada, tevbe eder özüyle.
O makamın hatırına, affeyle Yâ Gaffar’ım,
Medine hasretinden yakma beni, Ya Rab’bım.
Dua edelim hep birden, nasip eyle ziyareti,
Medine’ye varıp görmek, Ravza’da secde etmeyi.
Son nefesimiz orada, Habib’e selam verip,
Cennetle müjdelenmiş o beldede huzur bulup.
Kayıt Tarihi : 2.06.2026 00:22:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!