Mekanın kayıp izi yalanla doluyor
Doğruyum diyen herkes eğri kokuyor
Topluma çıkan doğru yanmış ceset soluyor
Eğri olan yanlışa tapmış ebeden yanıyor
Ne iğrenç suretlere bürünmüş bedenler
Öyle pis, öyle kirli, öyle çürükki zihinler
Ölseler dahi kefenletmem leşi
Hem yazıktır ihrama kefenletmek kalleşi
Yanmış her bir kafa biryan gezer
Medeniyim diyen herkes üryan gezer
Sürgünü hoş mudur acep cehaletin
Ki ademoğlu varlığından bihaber gezer
Bu yaman çelişkide havzayı ilim uğrar zelzeleye
Şahsını her bilmez uğrar felsefeye
Nadanla alimi koymam bir kefeye
Cehalet haddi aşınca dönmek elde olmuyor deliye
Mevsimlerden hüzün sanki
Ağaçların meyvesi hep mi çürük
İki çift laf arasında ne dep kalmış ne haya
Delinmiş bu gemi batıyor limana sırtı dönük
Ey genç sendeki cevher bu kadar mı sönük
Ağız olsam sende çiğnerim dilimi
Düşman olsam sana kırarım belini
Hürmetim vardır demek ki insan oluşunla
Kahrediyorsun beni genç kayboluşunla.
Kayıt Tarihi : 21.6.2025 13:39:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Yazılma tarihi 02.02.2024 saat 12.30
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!