Bir Dosta Rastladım
Bir dosta rastladım dün akşamüstü,
Senden, benden, dünden, bizden bahsettik.
O anlatırken yüreğime incecik bir sızı düştü,
Çevirdim yüzümü, sakladım gözyaşlarımı.
Dedim:
“Sus, ne olur, anlatma artık,
Biz bu aşk oyununu baştan kaybettik…”
Dedi ki:
“Dün akşam gördüm sahilde,
Yanında bir kadın (adam), eşi belki de.
Yüzü gülüyordu, keyfi yerinde.
Bir ara döndü, uzun uzun baktı yüzüme.
Sonra selam verdi, geçti sessizce.”
Dedim:
“Yeter artık, ondan bahsetme!
Gözleri gönlümün saklı yerinde.
Allah’ını seversen, eziyet etme.”
Cinnetin zincirleri boğar beni bu gece,
Yüreğim yaralı, kal ne olur, bir yere gitme.
Her gün batımında açılıyor
Gecenin o gamlı kapısı.
Ben uykusuz, yâr duygusuz,
Hep onu anlatıyor ayrılığın hüzzam şarkısı.
Unutmama izin vermiyor
Her köşe başında beni bekleyen gölgesi
Ve o zalim bestekârın kemanında inleyen
Yarım kalmış bir aşkın mahur bestesi.
Sessizce dinledi beni can dostum.
Dedim ki:
“Gördüğün o sahil var ya,
Neler anlatırdı, ah, bir dili olsa…”
Sonra yüreğimi bir el sıktı, nefesimi kesti adeta.
Kalktım, yürüdüm, yürüdüm umutsuzca.
Sahil kenarında bir kafeterya,
Bahçesinde gül, papatya var, bir de sardunya.
Ağacın altında garip bir masa…
Bir anda daldım mazinin solgun sayfalarına.
Bir delikanlı gülümsüyor masanın bir yanında
Ve diğer yanında… Neyse, mazi işte,
Tozlu sayfalara gömüldü gitti sonunda.
Şimdi sorsalar cüzdandaki masum resmini bana,
“Maziden biri,” der geçerim;
Geçerim başım dik, mağrurca.
Meryem Keskin
Kaleme alınış tarihi: 23.06.2026
Kayıt Tarihi : 12.10.2026 15:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!