Elimde bir bavul,
içinde yarım kalmış birkaç umut…
Bir simit, bir çay,
bir de deniz;
nereye baksam alabildiğince mavi.
Mavi sensin…
Gökyüzüne baksam gözlerin,
denize baksam sesin düşüyor içime.
Ben hangi mavide kaybolsam
yine sana çıkıyorum.
Çoraklaşmış umutlarıma
bir zamanlar maviyle çiçek açtıran
bir kalbin vardı.
Söylesene;
sen böyle güzelken,
beni neden kendi sessizliğinde bıraktın?
Neden seni ararken
sana ulaşamaz oldum?
Bedenimde ruhum,
ruhumda sen varken
neden mesafelerini
yurdum ettin bana?
Gel…
Takatim yok artık.
Gücüm sensizliğe yetmiyor.
Baktığım her yerde sen varsın;
kaçsam denize,
mavide buluyorum seni,
gitsem uzaklara
yolum yine sana dönüyor.
Bütün çaresizliğim
anahtarı sende kalmış bir ev gibi…
Kapım sana açık,
ama ben içeride
sensiz üşüyorum.
Bak,
dilim lâl,
kalbim sende kaldı.
Sana söyleyemediğim ne varsa
gecelere emanet ettim.
Ben bu hayata
sensiz alışamadım.
Elimde bavulum,
içimde sana sığmayan bir özlemle
öylece duruyorum.
Gel…
Nereye gideceğimi bilmiyorum artık.
Çünkü ben nereye gitsem
yolum sen.
Özledim seni…
Denizin mavisi kadar,
gecenin sessizliği kadar,
bir evin anahtarını arayan
yorgun bir kalp kadar…
Gel.
Bu kez bavulumu değil,
yüreğimi al yanına.
Kayıt Tarihi : 3.09.2026 12:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!