Mavi Seyyah Şiiri - Arda Bulut 2

Arda Bulut 2
1

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Mavi Seyyah

https://www.youtube.com/watch?v=TmAQSaT8VzI

Işığı uyutmadan gölgene dokundum;
Geçtim köpük köpük dalgalarının içinden.

Erkenden bu kıyıdan çekilişini ve birden dönüşünü fark ettim;
Bir gidip bir geldin, ardı ardına defalarca.
Bu öyle sıradan bir şey değil, seni dönüp dönüp seyretmem.
Yaşamı anlamak için hayatın başında say beni;

Hangi izden hatırlanacağız, “ben buradaydım” demek için?
Benden daha çok ben mi kaldım...

Tutun, yüzleştirin! Toprağı suyla, ateşi rüzgârla!

Yorularak yaşamayı sevmişiz;
Doğu’dan Batı’ya,
Gün kovaladıkça geceyi sessiz sessiz.
Aslında ilk yalnızlığı seninle keşfederiz.
Ne garip!
Herkes yalnızlığı sahiplenir,
Yalnızlık... yine yalnız kalır sahipsiz...

Ey sen!
Suçu kutsal sayıp kutsallığını kutsayan!
Adını buraya yazamayışım aklımda olman;
Ki biliyorum, evren kadar uçsuz bucaksız bağışlaman.

Ama ben hâlâ varım!
Tüm kıyıları kucaklayan,
Büyük bekâr,
Soğuk krallıkların görkemli yalnızlığını bir baştan bir başa dolaşan
Mavi seyyah.

Sana övgüler yağdırmak için buradayım,
Huzur veren dinginlik duygusuyla,
Yüce gücün sana bağışladığı özelliğini kıskanarak.

Coşkuyla kımılda,
Küçük küçük...
Biraz... Biraz daha...

Uzat o kurşuni mor tırnaklarını,
Kendi bağrında bir yol aralayarak.
Ah! Yükselt o korkunç sırtını;
Bir lahit gibi giz dolu kıvrımlarında sarmalan.
Büyük ve acımasız,
Ne olduğunu bilmenin bilinciyle.
Kükreyişini haykırarak ilerle uzaklara;
Al beni de yanına...

Özdeşliğin simgesi: Hep eşit!

Yalçın kayalar gibi dalgaların burada kudurmuşsa,
Bilirim ki bir başka yerde, bin huzur veriyorsundur arşa.

Mazereti olmayan insanlar gibi;
Akşamları cana yakın, sabahları mendebur,
Bugün gülüp yarın ağlayan,
Kim bilir ne acılarla doludur suların senin.

Çoğu zaman düşünmüşümdür;
Hangisini bulgulamak daha kolay,
Senin derinliğin mi?
Yoksa,
Derinliğini mi insan yüreğinin?

Fırtınamla hoyratladığım bulutlar arasından düzensiz salınırken ay,
Elin alnında peşine düştüğün amaçtan başka her şeyi dışlamış,
Zor sorunu çözümlemeye çalışırken yakalarım seni.

Evet!
Hangisi daha derin,
Hangisi daha ulaşılmaz?
Kaçınılmaz cevap: insan yüreğidir, arkadaş...

Ölçülmesi çok güç...

Hep gider ters yöne mutluluğun peşinde;
Her gün birilerinin başına gelen tansık,
Gelişme yolu çok uzun, anlaşılması zordur ruhbilimin.

Kıyıda, güvenlik içinde bile beni titreyerek seyrettiğin sırada,
Sana eşit olmadığımı anlıyorum. Benzeşmelerimizi bana acı acı düşündürmeseydin, cayır cayır yanan alnımı okşamak için açılan ve dokunur dokunmaz ateşimi alan o dost kollarına, bininci kez neden geri döndüğümü anlatamazdım.

Sevgiliden daha çok huzur,
Dosttan daha çok anlayışlı,
Burnundan solurken bile masumsun...

Sağ ol, Tabiat Ana; doğurganlığın bâki kala.

Sonsuzluğun simgesi,
Kadının sevgisi,
Kuşun kutsal güzelliği,
Filozofun düşüncesi,
Şairin içe dönüşü gibi.
Her mevsim farklı güzelsin.

Deniz kızlarını çağır bana...
İnsanların o çok korktukları boğuk ve hırıltılı uğultunu,
Göğsünün derinliklerinden koyverdiğin sesinde arıyorum ben gibileri.
İstiyorum ki bu yakarışlarımın olsun son dizesi.

Gözlerime neden doluyorsun?
Seni taşıyacak gücüm yok ki.

Coşkuyla kımılda:
Küçük küçük...
Biraz, biraz daha...

Yüzüne yansısın sonsuz gücünün verdiği dinginlik duygusuyla.
Küçük küçük dalgalar birbirini izler; biri biraz alçalacak olsa, bende her şeyin köpükten yaratıldığı izlenimini uyandırmamak için dağılan köpüğün üzünçlü sesinin eşliğinde, bir başkası hemen onun yerini aldığını görürüm. İnsanoğlu da böyle: Bu canlı dalgalar da birbirleri ardınca, tekdüze ölürler;
ama köpüğün ezgili sesini bırakmadan.

Küçük küçük...
Biraz, biraz daha...
Coşkuyla kımılda...

Arda Bulut 2
Kayıt Tarihi : 25.10.2026 03:21:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
ÖNCEKİ ŞİİR
SONRAKİ ŞİİR
Hikayesi:


Comte de Lautréamont'un "Maldoror'un Şarkıları"na saygıyla...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!