Ne oldu sesin kısık, kulakların düşmüş.
Rütbelerin ne oldu, görünmüyon efem.
Duydumki son kalan kılında düşmüş.
Sesin çıkmıyor artık, gittinmi efem.
Sadece mankenlere sözün geçermiş.
Gözlerin renkleri artı zor seçermiş.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Ne oldu sesin kısık, kulakların düşmüş.
Rütbelerin ne oldu, görünmüyon efem.
Duydumki son kalan kılında düşmüş.
Sesin çıkmıyor artık, gittinmi efem.
Sadece mankenlere sözün geçermiş.
Gözlerin renkleri artı zor seçermiş.
Vay be efem rütbeler içe geçermiş.
Yaverlerin kapıda durmaz olmuş efem.
Darağaçlarında aldığın canlar varya.
Onlar bekliyor yanaştı, seni hovarda.
Kimseye kalmadı, gitti herkes orda.
Bahçende bahçıvanın da gitmiş efem.
Senin işin zor, senle olmak istemem.
Cehenneme bile, senle girmek istemem.
Bu milletin hakkı sende kalsın, istemem.
Kapına dilenci bile, gelmez olmuş efem.
İbretlik adamsın, baştakiler anlasa.
Dünya gözü ile sana, şöyle bakılsa.
Kefareti yetmez, marmariste asılsa.
Ölüm yakışmaz, ölüm kurtuluş efem.
tek bir kelime söyleyeceğim
mükemel.............
saygılar
Mektubunuzun muhatabı toprağa girerken toprağın duyacağı ızdırabı hayalime geliyor da...
O tarafta görüşecek yiğitlerim onunla ve onun yalakalarıyla Allah'ın izni ile.
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta