Sular dağı taşı teper,
Ancak düzlükte durulur...
Yiğitler alnından değil,
Ancak kalbinden vurulur...
Toprağın altındaysa
o büyük hazineler,
Koca koca fikirler
yok mu gerçek bir kürek..
Beklesin o gökyüzüne
uzanan hazin eller,
Kim bilir ki gündüz var, her gecenin arkasında
Kimine son gecedir, mühür varsa yakasında
Göklerden inen mühür, müsade mi isteyecek
Emir onda güç onda, var mı ben gelmem diyecek
Bir mum laf atsa güneşe
Ne eksiğim var ki diye,
Mumdan cüretkardır insan
Hakkı bilmez ölesiye..
Tüm insanlık bir olsa da
Mudavimi yoktur asla , bir musalla taşının
Bir tek bileti vardır ,gencinin yaşlısının
Vakti gelince kalkar ,bu gemi bu limandan
Geriye çevrilen yok; semaların kapısından...
Kendini ilah mı sandın
adaletle hükmedecek
Senden sinek bir şey kapsa
geri alıp kim verecek
Aciz mi acizsin ey kul
Dünya bu kadar büyükken
İnsan daralıyor neden..
Yağmur sel gibi akarken
Şehirler yanıyor neden..
Toprak,kazmaya kızarda
Suya küserse ne dersin
İnsan yollardan bıkar da
Atı üzerse ne dersin
Umut biter yıllar sürer
Kendinden şüphe duymazlar
Çok cahiller , az alimler..
Yoksa nerden türediler
Azı hariç ,tüm zalimler...
Tut ki dünya avucunda
süzülecek parmağından
Kul veya hükümdar olsan
Toz savrulur toprağından
Tut ki gençsin bir baharsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!