Gel al beni gülüm,
Al götür beni…
Hastane koridorlarından,
Bu koğuştan kurtar beni…
Dört bir yanda ağıt feryat figan,
Yükseliyor gökyüzüne durmadan…
Bu kuş ölü yaştır gözüm Haşhaş Bey,
Ölmüş canın kalbi nabzı atar mı?
Damar kansız gerçek sözüm Haşhaş Bey,
Pamuk olmuş kara dara batar mı?
İğne kırık tetik sökük Haşhaş Bey,
Değişir mi bir günde,
Dünya’nın tüm çirkefi?
Derman ara her derde,
Şaşırma hiç hedefi...
Sıkıştırma gerçeği,
Yüreğinin mengenesinde…
Varsın kovulmak olsun,
Dokuz köyden sonucu…
Haykır gerçeği,
Tükür utanmazın yüzüne…
Dibekte dövülmüş buğday gibiyim,
Perişan halimi gör ağla baba…
Kor ateşte yanmış kazan dibiyim,
Yürek alev alev halim haraba…
Dikenli tellerde etim kanıyor,
Dev aynası büyütmüyor özünü,
Büyütülen kalıbındır gör alçak…
Kul hakkına diktin doymaz gözünü,
Kara toprak çukurlara dolacak…
Sefa geldin sen haneme tabibim,
Çok uzaktan seçtim hilal kaşından…
Körük gibi çarpar kalbim garibim,
Seni gördü aklı gitti başından…
Ahraz dilim türkü söyler bülbüle,
Sabah yorum, akşam yorum,
Bitsin artık bu oturum…
Büyük şair(!) Uzman kurum(!)
Yeter baykuş bir sus artık…
Görmez kendi zilletini,
Ruhuna işlemiş fitneyle fesat,
Haramla yoğrulmuş yaptığı hasat…
Satar anasını bulursa fırsat,
Nur değil nur değil taş yağar bir gün…
Diplomalı yağcı hem de yalancı,
Ey sahte kahraman!
Kabarmış yine tavuk yüreğin,
Satılık kaleminden kan damlar…
Kinin yanardağ,
Nefretin fırtına…
Yalanın devirir çamlar…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!