Bin bir suratlılar çıktı meydana,
Beynim allak bulak kulak perişan…
Tuğla harç istiyor kara zindana,
Kendi mezarına koy diyor nişan…
Yalan şampiyonu sahte pehlivan,
Kara bulut oldun çöktün başıma,
Ciğer yanar yaşlar çağlar sil sen yar!
Ayaz oldun yarım lokma aşıma,
Yeter canım şu yüzüme gül sen yar!
Seni sevmek sol yanımın günahı,
Hey!
Sen var ya sen!
İnsan kılığında bir yılansın…
Taksan da yüzüne allı pullu maske,
Dilinden dökülse de şeker bal,
Baştan ayağa yalansın…
Şair candır can insandır yaren can,
Selam olsun sevgi dolu yüreğe…
Demet demet güzelliği deren can,
Selam olsun saygı dolu yüreğe…
Gerçek şair onurlu bir amele,
Ongun taksi durağında,
Her an hazır Faruk Kaya…
Köylerin toz toprağında,
Sanki Hızır Faruk Kaya…
Tutun yakasından kahpe feleğin,
Soralım bakalım ne ister bizden?
Muradı olmuyor hiçbir meleğin,
Soralım bakalım ne ister bizden?
Gurbet ellerine kazık çaktırdı,
Gel dedin de ben gelmedim pişmanım,
Dinlemedim çok haklıymış ısrarın…
Bundan böyle inadımdır düşmanım,
Kurbanısın beş liralık esrarın…
Dört duvarda sen dertleri binlersin,
Din,
Kürtçe deli demekmiş,
Şüphem yok aklımdan,
Dini boğar din…
Irk,
Ağustos’ta öğle vakti Güneş’sin,
Eritirsin bu canımı kar gibi…
Ömür yasta gönül yakan ateşsin,
Pul olmuşum sevda gelmez zar gibi…
Halı yaptım yollarına gözümü,
Dostum diye sarıldım ben yılana,
Doğru bilmez bayılırdı yalana,
Mini bütçem uğradı hep talana,
Yılan, yalan düştü benim payıma…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!