İstanbul'u yol eyledi gençliğim,
Çamlıca’nın tepesinde naz kaldı…
Sirkeci’de falakada dinçliğim,
Bende yara cellâdımda haz kaldı…
Kayık mangal ekmek balık aş oldu,
Gül yüzlüm,
Güzel yürekli dostum,
Bahar yeli okşasın saçlarını,
Mutluluk bağdaş kursun,
Bir ömür gönlünün köşküne…
Akşamın içi boş,
Geceler dertten sarhoş,
Tan vakti pare pare,
Gündüz gönülden avare,
Yirmi ağızlı minare,
Beyin felçli idare…
Bir gün baykuş senin damda öterse,
Köşe bucak kaçar senden dostların…
Malın mülkün ziyan olur biterse,
Köşe bucak kaçar senden dostların…
Selam vermez her gün seni övenler,
Yavuz olur bizim yöre itleri,
İlaç sürsen yine türer bitleri,
Havlar durur yıkar gider çitleri,
Yağlı kemik sarhoş eder azdırır...
Aşkla geçti ip,
İğne deliğinden,
Geçerken öptü,
Zevkle kuvvetle…
Hey tertip,
Sakın kusma has bahçeme salyanı,
Orta malın kasığından türeme…
Git yap yine o annenle dalyanı,
Para zamın basığından üreme…
Kaçıncı kez ak paçama saldırı,
Sürüyle ham kişilik var,
Arızalar tam arıza…
Alan versen gelecek dar,
İş güçleri hep maraza…
Beyin tilki öz virane,
Manav bakkal her gün astı yüzünü,
Yıl dört mevsim ben yaşadım güzünü,
Hiç görmedim bu ömrümün düzünü,
İşin bilmez rüşvet yemez memurdum…
'BALYOZCUDAN DÖRTLÜKLER' KİTABINDAN
Şanssız bebek tedbirli gel dünyaya,
Zırhlar kuşan maskeni tak zulüm çok,
Katiller küs hiç bakmazlar aynaya,
Yüz kösele utanmazda vicdan yok.
Dünya kirli hava puslu yük ağır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!