Ey insan!
Ey en acayip yaratık!
Ey en anlaşılmaz mahlûkat!
Yüzünde onlarca maske,
Düşüyor yere,
İnince fiske…
Her gün can aldı bizden felek,
Dağlandı yürek,
Dağ oldu dertler,
Çaresiz kara bağlandı,
Yiğitlere ağlandı,
Erken gelen ölüm,
Kör bir bıçak gibi saplandın kaldın,
Çare olmaz ilaç kalbime benim…
Diyardan diyara dertlere saldın,
Çare olmaz ilaç kalbime benim…
Günüm gece oldu geceler kandan,
Doğan her gün bir gün çalar ömürden,
Dünya döner zaman akar tay gibi…
Gelme ey gün kara isen kömürden,
Yüküm ağır kalbim kırık fay gibi…
Nice tat var neden aşım zehirdir,
Sevgi sundum sana gönül kâsemden,
O gün bu gün gülüm senden bir ses yok…
Kuşlar bile dostluk bekler busemden,
Güzel gönlün yitik bahar adres yok…
Güzel sevdan dili oldu hecenin,
Bir kuş oldun uçtun gittin Gülçiçek,
Güneşsiz gün aysız gece sensizlik…
Bir düş oldun çabuk bittin Gülçiçek,
Hüzün dolu bir bilmece sensizlik…
Dal kırıldı ağıt düştü dilime,
Evimizin küçük kızı,
Güle güle git Medine…
Mutlu ol da güldür bizi,
Güle güle git Medine…
Gelin gider benim baldız,
Aşkla çizdim al ipekli yazmayı,
Ben sevdamı ilmik ilmik dokurum…
Mısra dizdim bal petekli yazmayı,
Sen öğrettin tat sevgimi oburum…
Can evimin tek sahibi sensin Gül,
Hasret gülüm kör bir bıçak,
Şu gönlüme saplanıyor…
Gel sar kolun sıcak sıcak,
Dertler dertle kaplanıyor…
Bana cansın bana cansın,
Gülsüm bir gonca güldü,
Ah neyleyim, vah neyleyim,
Yıllar tüketmiş sevgiyi…
Günler huzursuz, günler berbat,
Günler birbirinden aksi…
Akdeniz’de, Tömük’te Ağustos sıcağında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!