Mahir Odabaşı Şiirleri - Şair Mahir Odabaşı

514

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Mahir Odabaşı

Apartmanlar,
Her biri, bir köy gibi,
20 - 30 hane duruyor,
Etrafı beton yığını olan,
Bahçesi olmayan bir köy
Her apartmanda 40- 50 çocuk var

Devamını Oku
Mahir Odabaşı

Kim demiş sivil savunma önemlidir diye,
Önemli olsaydı, haberler böyle mi olurdu?
Her gün bir yerde kapaklar açık unutulup,
Onlarca insan göz göre ölür müydü?

Kim demiş sivil savunma önemlidir diye,

Devamını Oku
Mahir Odabaşı

Kadın bir eş,
Kadın bir anne,
Kadın gençlikte hayat arkadaşı,
Kadın ihtiyarlıkta doktorun yine
Kadın bir gün evden gidince,
Yerini dolduramaz hiç kimse,

Devamını Oku
Mahir Odabaşı

Doğmadan yolumuzu gözleyen,
Doğunca emzirip, bezleyen,
Yanında olsak ta, yine özleyen,
Annemizdir, annemiz…

Kötülüklere karşı kanat geren,

Devamını Oku
Mahir Odabaşı

BABA-OĞUL- GELİN SOHBETİ
Baba: yaşlılık çok müşkül, biliyorum evlat
yüksünmüyorsunuz ama yine de yük oluyorum evlat
yatıp kalkıp durmadan dua ediyorum sizin için evlat
artık yolun sonu görünüyor, her halde yavaş yavaş gidiyorum evlat
hakkınızı helal edin; benim için oğlum, kızım, gelinim birsiniz evlat

Devamını Oku
Mahir Odabaşı

Tütünün tiryakisi olurda,
Okurun tiryakisi olmaz mı?
Makaleyi, şiiri göremeyince,
Okuyucu üstadını,
Hiç sormaz mı?
Elbette sorar!

Devamını Oku
Mahir Odabaşı

(1. oğul)
Ana, şimdi Akdeniz sahillerindeyiz,
Buralar çok güzel herkese tavsiye ederiz.
Çocuklar diyor, ölürüz de asla köye gitmeyiz
Kusura bakma, çocuklar istemeden biz gelemeyiz!

Devamını Oku
Mahir Odabaşı

Öğretmenlerimizin hayatımızda çok önemli bir yeri vardır. Hepimizin öğretmenlerimizle veya çevredeki öğretmenlerle ilgili anıları vardır. Örnek alınacak bir çok yönünü kendisinden veya onu tanıyanlardan dinlediğim ve üç yıl önce kaybettiğimiz Osmancık ilçesinden merhum Ömer Faruk Geylani öğretmenimizle ilgili birkaç olayı paylaşmak istiyorum.24 Kasım öğretmenler gününe yaklaşırken hem onu rahmetle yad etmek, hem de başka arkadaşlara güzel örnek teşkil eder niyetiyle.
Bu öğretmenimizde herkeste olmasını arzu ettiğimiz bir çok özellikler mevcuttu.

En önemlisi işini çok sever ve hakkıyla yerine getirmeye çalışır ve okul çıkışlarında eve giderken mutlaka bir öğrencisinin elinden tutar, yolda öyle yürürdü.Bu davranışı ile sadece öğrencinin sınıfta öğretmeni olarak kalmaz, aynı zamanda dışarıda da onlarla ilgilenerek gönüllerini fethederdi.

Hiçbir özel günde öğrencilerinden kesinlikle hediye kabul etmezdi.Faruk öğretmenin bu özelliğini onda okuyan çocuğu vasıtasıyla zamanın ilçe Kaymakamı da öğrenmiştir. Dolaysıyla Kaymakam beyde çocuğunun öğretmenini sevmekte ve ona saygı duymaktadır. Ahşap bir evde kalırken Faruk öğretmenin evinde yangın çıkar ve bazı eşyaları yanar.Durumdan İlçe Kaymakamı haberdar olur. Böyle bir ortamda, Faruk öğretmene vakıftan yardım ederek yardımcı olabilmek için yanına çağırttırır. Kaymakamlık olarak kendisine vakıftan bir miktar yardım etmek istediğini söyler. Faruk öğretmen bu ilgi için Kaymakam beye teşekkür ederek, ‘’Efendim şükür canımız sağ ve memur olduğumuz için az çok bir de maaşımız var’’ diyerek bu teklifi geri çevirir.

Devamını Oku