“Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,
sana Sapanca’dan bir sepet elma almışım.”
(Büyük Saat, Turgut Uyar, s.19)
Bu sözleri her okuduğumda daha bir hüzünlenirim.
Daha bir yalnız hissederim kendimi.
“Neden?” ile karşılaştığımda, verilecek yanıtın bir anlamı olmayacağı, daha doğrusu yanıt vermenin gerek olmadığı bir soru olduğunu düşünürüm.
Bu cümleyi duyduğunda duraksayan,
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta