Gecenin çürümeye yüz tuttuğu o kör saatte,
Etten ve kemikten mülhem bir koro başlar.
Bacaklar, kalçalar ve hilekâr göğüsler,
Uykusu kaçmış aptallara masallar fısıldar.
Ücra batakhanelerin küf kokan koynunda,
Günahı örten o utangaç, o kirli neonlar...
İğreti tahtalardan kurulmuş sözde sunaklarda,
Gırtlaktan dökülen çığlıklar, kulakları tırmalar.
Siz bu çiğ gurultuya müzik mi diyorsunuz?
Aç bir piyasanın midesinden kopan bu hezeyana?
Oysa bu ses, sadece pazar tezgahlarında,
Kokmuş bir et ticaretine ritim tutar yana yana.
Yüzünüze sürdüğünüz o sahte deha aydınlığıyla,
Dolanmayın ortalıkta birer sanatçı gibi.
Kutsal olan, harcanmaz bu ucuz podyumlarda;
Bilin ki sanat,
Her önüne gelene saçılan bir bahşiş değildir!
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 14:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!