Kuşlar ki… serçeler bülbüller kargalar leylekler sülünler turaçlar sumrular ve kırlangıçların nice nicesiyle; İnsanlığın kendine yakıştırıp taşıyamadığı hak, hukuk , adalet, onur, saygı, sevgi, paylaşım, özveri , fedakarlık, tutarlılık, inanırlık, güvenirlik, duyarlılık, samimiyet , emek, liyakat, barış, özgürlük en başta olmak ve gelmek üzere; çeyrekti yarımdı buçuktu tamdı diye kızışmış kudurmuş iştahının doyumsuzluk cinnetinde vitrinlenen her menfaat, özenti, güç ve gösteriş parıltısına aklını vicdanını yolunu gününü fikrini doğruluğunu dürüstlüğünü toplumunu aidiyetini kişiliğini ve karakterini azmış sapıtmış yağma yıkım bozgununa tapan KIYAMET ve TUFAN cehennem döngüsüne yitirip kaybettiği; tüm bozulmuş yıkılmış yitirilmişler adına dünün bugüne örnek misal emsaliyle hayatın yolunu pusulasını yüklenip çırpınan Güvercinler…sosyoloji, tarih kültür, ilim, bilim, felsefe, din …her nerden bakarsan bak anlayıp bilmeye her yeryüzü bozgunu sonrasında yeniden hayata ve DÜNYA’ ya dönüşün habercisi ve müjdecisi değil miydi.. ?!?
Her an yanıbaşımda yatmasaydı
Ben bu yükü taşıyamazdım
Sevinçlerime biraz hüzün katan odur
En çaresiz anımda
Issız bir dere kenarını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta