Aşk dedikleri,
yalnız iki yüreğin işi değilmiş meğer.
Bir kentin yıkılışı var içinde,
bir fabrikanın susuşu,
bir meydanın dağıtılmış kalabalığı.
Sen çıktın gittin.
Ama ardında
duvarlara çarpan sesini bıraktın.
Ben o sesi susturamadım.
Gözlerim seni değil,
sende kaybettiğim insanı arıyor şimdi.
Çık diyorum,
kaburgalarımın arasından çık.
Kanıma karışmış adını söküp atayım.
Olmuyor.
Çünkü bazı yaralar
etten değil,
ruhtan açılıyor.
İlk günkü yangını istiyorum.
Elini değil...
Tenini değil...
İnsanı ayağa kaldıran
o büyük kıvılcımı.
Varsın bedenin uzak kıyılarda kalsın.
Rüzgâr alsın,
toprak örtsün,
zaman eskitsin.
Ben ruhunu isterim.
Çünkü ruh,
ne zincir tanır
ne sınır.
Ve ben bilirim;
aynı acıyı omuzlayanlar,
aynı göğün altında
aynı türküyü söyler.
Ey içimdeki isyan!
Bugün seni de seviyorum,
senden kurtulmak isteyişimi de.
Çünkü insan,
en büyük savaşını
kendi yüreğinde verir.
Bir gün
bu acının küllerinden
yeniden doğrulacağım.
Ve o gün
adını değil,
kendimi haykıracağım gökyüzüne.
Çünkü aşk,
yalnız sevmek değil;
yanıp da
küle boyun eğmemektir.
Kayıt Tarihi : 11.07.2026 15:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!