Şu gurbet yurdundan usandım yıldım
Bir derde benzemez derdim var benim
Karanlık deryada boğuldum kaldım
Göz ile görünmez derdim var benim
Alışmadım toprağına taşına
Hüseyin’e
Dermansız acılar kâr etti cana
Felek yine bizi seçti ağlarım
Kanser denen bela bulaştı kana
Küllenen yarayı eşti ağlarım
Dermansız dertlerle sınadı felek
Azrail kapımı çaldı neyleyim
Bize nasip imiş genç yaşta ölmek
Yaradan vermeden aldı neyleyim
Kapıldım aşk denen ulu nehire
Dersim diyarının güzel sultanı
O ulu makamda kaldın mı güzel
Varıp gurbet ele ettin seyranı
Dertlerine derman buldun mu güzel
DERTLERİM
Bir ulu pazarda açtım dükkanım
Satam dedim satılmıyor dertlerim
Tükenmez derdime derman ararım
Bir kervana katılmıyor dertlerim
DOST ELİNDEN YARA ALDIM
Dost elinden yara aldım çekilmez
Yalan sevgilere kahrım var benim
Bunca yara ile bu yol sürülmez
İçmeden ölürüm zehrim var benim
Kalkmaz başımızdan bir kara duman
Düğünün bayramın zamanı değil
Zaman belki yas tutulacak zaman
Düğünün bayramın zamanı değil
İnsanoğlu çıkar için eğildi
Anladım yolunda gidilmez senin
Yolumu engele çıkartan dünya
Nerde kaldı senin imanın dinin
Onca ümidimi kopartan dünya
Veysel baba ile ne idi derdin
Başımızda her gün türlü felaket
Yitirdim sesimi sustum dünyada
Ömrüm baharından geçti nihayet
Nice deli deli estim dünyada
Onca ahbap yaren ele dönünce
EDEP ERKAN GİTTİ
Edep erkan gitti garip hal oldu
İnsanın nefsine taptığı ondan
Aklıma gelmeyen başıma geldi
Tepenin dağları yuttuğu ondan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!