Yaşı
Konağın,yarısı
Vefat etmiş,çoktan
Miralay,kocası
Evin yükü,emekli maaşı
Birde,birkmiş parası
Sevgilisi yanında, uzatmış ayaklarını
İmbat esiyor serin,dalgalandırıyor saçlarını
Karşıyaka vapuru bir gidip bir geliyor
Karşı kıyıda ışıklar göz kırpıyor.
Gülcü kadın gül uzatıyor ısrarla
Dayanamıyor alıyor adam utana sıkıla.
Gözlerinin pırıltısı bana rehber olur
Uzun kıvrak yollarda
Billur sesin okşar saçımı
Varlığın unutturur yanlızlığımı
Yıldızlı gecelerde harran ovasında
Gözlerine benzeyen yıldızı arayacağım
İki su damlası
Biri bir yaprakta,diğeri öbür
Henüz akşamüzeri,sabah bitecek ömür
Rüzgarda yok kavuşsunlar
Birleşip tek vucut olsunlar
Sonra hafif bir rüzgar,yaprak kımıldadı
Kırma kimsenin kalbini, olur mu?
Yüreğine de oturma!
Gönüllerde sedef tahta otur,
Hoşlanmayanlara aldırma.
Sürükle, kâh bir martının arkasından
Dalsın gitsin hülyalara.
Tren
Geçti,gitti
Yaşamların arasından
Gördü,geçti
Anlardan
Kırıntılarla,heybesinde
Git bedenim git, Karadeniz'e
Yüreğinde heyecan, hazırlan güzelliklere.
Çık yaylaya, ara bedenini sisin içerisinde
Uzan umarsızca yeşilliklere.
Güneşle kovalamaca oyna, Bolaman virajlarında
Yorulunca soluklan, Karadeniz'in ışıltılarında
İki şeffaf birleşti
Beyaz oldu
Beyaz
Dudakla buluştu
Türküler oluştu
Neşe,muhabbet derken
Haydi bağır bana,istersen kız
Merak etmiyorum,birazdan barışırız
Kavga,aşk yemeğinin tuzu biberi
Eh,bizimkisi aşktan ileri
Rahatlayacaksan bağır istediğin gibi
Gözlerin böylede güzel çakmak,çakmak
Güneş,herzamanki gibi doğarken
Karanlığın böğrüne
Hüzme doldu,odaların birine
Sabah olsun hiç istemiyordu
Bütün gün okulda arkadaşlarından saklanıyordu
Elbiseleri,ayakkabıları eski




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!