Köy yiğidi Şiiri - Hamdi Oruç

Hamdi Oruç
2648

ŞİİR


11

TAKİPÇİ

Köy yiğidi

Köy yiğidi(Ferhat)

Taştı imanının elleri
Kırdı gönlünün taş kabuğunu
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin

Benim gönlüm dağın taş kabuğunu kıramadı...
Onun gönlü kırdı oydu ferhat
Yiğitti o aynasında arındım bitlerimden...

Parçalanmamıştır koca kayaları fakirliğinin kabuğu
Bir ben anladım onu görmezler geldi çoğu
Ekmek aslanın ağzındaydı biliyordu

Bu yiğit hoş yiğit
Bu yiğit aşkla sarhoş yiğit..
Derdi aşk olur yiğitlerin
Derdi et olur itlerin...

Onda evreni kucaklıyan bir yürek...
Onda aşk açan çiçek
O sarı çiçek
Gözlerim mutlu onda
Kara toprağın
Karası ...
Çekilsin karşımdan akıl fıkarası
Onun gönlü deldi dağları oydu ferhat

Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin

Ben sizden değilim bayım anlamazsınız beni
Siz zengin olanı yiğit gördünüz ben bu garibi...
Bir aşığı şirini var aşığın o kıymetli
Yiğitti o aynasında arındım bitlerimden...

Kınarsanız kınayın be
Utandıracaksanız utandırın be...
Onun gönlü kırdı kayaları oydu ferhat
Benim gönlüm dağın taş kabuğunu kıramadı...
Onun gönlü kırdı oydu ferhat
Yiğitti o aynasında arındım bitlerimden...

Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin

Sarı çiçeklere dost olanlar
Utandırmayın siz beni yeter..
Onun gönlü kırdı koca kayaları oydu ferhat

Bir köylüye şiir yazdım diye
Utanmıyacağım
O kölüye şiir yazdım diye utanmıyacağım
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin
Onun gönlü kırdı koca kayaları oydu ferhat

Benim gönlüm dağın taş kabuğunu kıramadı...
Onun gönlü kırdı oydu ferhat
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu yine de
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin
Onun gönlü kırdı koca kayaları oydu ferhat

Yiğitti o aynasında arındım bitlerimden...
Taşları kırdı
Sabrı taş gibiydi
Çatlattı sabrı taşı
Dertliydi garibin başı benim başım gibi
Sarı çiçekti gönlü gönlüm gibi
Ömrü ömrüm gibi
Aynasında arındım...
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu diye
Ferhattı o onun gözüyle görülsün şirin

Benim gönlüm dağın taş kabuğunu kıramadı...
Onun gönlü kırdı oydu ferhat
Kınayanlar kınasın beni
sevdim seni yiğitliğini
Gönlün sarı çiçek...

Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu
Benim gönlüm dağın taş kabuğunu kıramadı...
Onun gönlü kırdı oydu ferhat
O köyümün yiğit evladı...
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu
Ferhattı o onun gözüyle görülsün şirin

Ey köylü yiğit
Kardeşce baktım yüzüne
Ezanlar kovdu şeytanlarımı
Gördüm sendeki o yiğitliği
Yavuzluğu
Yavuz gibisin Yavuz koymuşlar adını iyi ki.
Yavuz gibisin çölüne bu dünyanın katlandın...
Fatih gibisin Fethettin kendi İstanbulunu
Gönlün İstanbul için
Ferhat sensin senin gözünle görülsün şirin

Hep ezanlardadır kulakların
Ve ellerin taş kıran ellerin
Çocuklarına pamuk baba
Mü'minlre pamuk baba...
O köyümün yiğit evladı...
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin

Siz görmediniz o yiğidi...kınamayın beni
Elleri devdi
Derdi dağdı...
Ferhattı o onun gözüyle görülsün şirin

Gördüm seni görmez olaydım bildim seni bilmez olaydım
Anan taş doğuraydı seni doğuracağına
Cekmediğin acı kalmadı...gurbetindeydin paranın
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin

Köy yiğidi o "Köy Güvercini" o veya "Taşlı Baba"
Köyümün o yiğidi kırdı dünya gurbetinin taş kabuğunu
Altın küpünü kıramadı rızık sofrasının
Kırılmaz taşmış rızkın kabuğu
Ve fakirkik kabuğu...günümde inandım
Kara zeytin kuru ekmek oldu payına düşen
Kara zeytin kuru ekmek oldu köyüne düşen...
Çoluğuna çocuğuna atına eşeğine tayına düşen
O köyümün yiğit evladı...
Ferhattı o onun gözüyle görülsün şirin
Şu dünya yıldızlar onun gözüyle görülsün
İbrahimin gözüyle gördü yıldızları o
Aşıktı o gül gördü sözleri sazları o

Bir beyaz güvercin oldu camilere
Anlamadı sevildiğini beyazlığının...
Kibir nedir bilmezdi öyle beyaz gönlü
Köylüleri kibrin ağında çırpınırken
Gönlü beyaz bir laleydi köyümüze...
Ferhattı o onun gözüyle görülür şirin

Allah bir
Ferhattı o onun gözüyle görülsün şirin
Kafir seli akan sokaklarda o beyaz lale
İmandır ibadettir bu beyazı sevmek
Sevmek bu beyazı çiçek olmak...lale olmak

Şimdi hayalimde sen dağsın köy yiğidi
Ey beyaz adam dağ önüne durdu dağ gibi ağla diye...
Ağladın dağ gibi
Kırıldın kırmadın
İncindin incitmedin
Sen beyaz lale
Sen sarı çiçek...

O köyümün yiğit evladı...
Öldün mezarın ağlasın şu dağ gibi
Beyazlığa aşkın dağ gibi

Mezarın susmuş dağ
Dağdı engeller karlı dağlar engel oldu sana...
Beyazlığın karlı dağların karlarıyla tanışmandandır...
Dağlar konuşur rüzğarla suskunluk büyük dağ gibi
Ve
Kıyam edecek mezarın alnında secde izleri
Öldün bir yıldız söndü üzdün bizleri
Dünya gurbetimizde eksilen yıldızdın
Öldün büyüdü dünya gurbetimiz...

Öldün ama ölmedi
Beyazlığa aşkın dağ gibi
Şu köyde şimdi

Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu

Kesenin kabuğu...altın küpü rızkın
Öldün badem gözlü olmadın şimdi
Bir fakire kıymet verilmez bizim yörede
Bin kafire kıymet verilir bizim yörede
İşte cebine bakıldı ama
Alnına bakılmadı o çiçeğe bakılmadı...

O köyümün yiğit evladı...
Şu mezara bir gül gibi bak Hamdi
Alnında gül var şu mezarda yatanın

"kör ölür badem gözlü olur"denilmiş denilmesin
O camilerin beyaz güverciniydi...
Okunmadı o kitab
O çizgiler secde izleri
Ah alnındaki çizgiler okunmadı

O köyümün yiğit evladı...
Taş gagalı güvercindi elleri
Ömrüne...gönlüne köyüme gül çizdi
Alnına gül çizdi

Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu

Şu mezara bir gül gibi bak Hamdi
Alnında gül var şu mezarda yatanın

Taş kırmaktı işi gönül yapmaktı
Kırdı gönlünün taş kabuğunu
Secde secde gül çizdi alnına

Ah alnındaki çizgiler okunmadı
Gömüldü o kitap seninle
Mezarın çiçek olacak mi bir gün
Bir türbe yapılır mı sana da
İnsanlar koşacak mı mezarına
O mezar gül gül kokulu...
Gül"Telli baba"türbesi...
Bağlar iki gönlü birbirine
Telleri var yolları var...
Bir yalan mı uydursam senin içinde
O mezar çınar tohumu toprağa
O mezar yiğitlik okulu...

O köyümün yiğit evladı...
Taş gagalı güvercindi elleri

Alnında gül var şu mezarda yatanın
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu

Sen camilerin beyaz güverciniydin...
Gömdüler seni mezara
O aceleciler
Sevinmişlerdi ölümüne...
Bari şmdi mezarında açan çiçekler okunsun
Yaprak gibi açılsın o dertler

O köyümün yiğit evladı...
Taş gagalı güvercindi elleri

Alnında gül var şu mezarda yatanın
Unutulacak bu mezar büyük bir kitap gibi
Silinmez o secde izleri...ey mezar...
Sana" taşcı baba "diyesim var...
Bin yalan uydurasım var bilinesin diye...
Okuru olmayan kütüphane gibi şu köy mezarlığı
Sevilesin diye....bin yalan bin kese yalan...
Bin kese yalan bir altın kesesi...
Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu

O köyümün yiğit evladı...
Taş gagalı güvercindi elleri

Hor görme fakir diye
Dağları taşları kırdı kırılmadı fakirliğinin kabuğu

Öldü ama ölmedi
Beyazlığa aşkı dağ gibi
Şu köyde şimdi

Hamdi Oruç
Kayıt Tarihi : 2.05.2026 11:18:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!