KÖTÜLÜK ŞİİRLERİ

KÖTÜLÜK ŞİİRLERİ

Engin Yılmaz

bir gün daha geçip gitti
beyhûde, bomboş.
ne bir sevgi yaşandı,
ne bir aşk tükendi.
ne iyilik vardı içinde,
ne kötülük, bir parça...
yitik bir gündü bu gün;
..

Devamını Oku
Volkan Uluç

Dilenci

ve düştü kafasının içine gözlerim,
görebilmek için gülen yüzünü...
Koştum peşi sıra
ayaklarım bir asır boyunda,
ellerim buradan orta Asya'ya kadar derin
..

Devamını Oku
Necmettin Davulcu

Güzelliğe gideceğim
Kırmızı umutların ötesindeki şehirlere
Kaçıp kötülük ve çirkinliklerden
Kaçıp umutlarımla
Düşlerimle
Yeniden varoluşa
Güzelliğe gideceğim
..

Devamını Oku
İlhan Keskinöz

21/
4 bolluk arayan çok çalışır
sabırsız kişi boşa yorulur.

5 haksızlıkla edinilen mal
ölüm tuzağı olur.
doğruluk arayan kötüleri
..

Devamını Oku
Mehmet Eymen Gökçe

Mutlu olmak
Mutlu olmak haram bize
Ölüm bize gam bize
Fakirlik sefalet bize
Çirkin bir yüz,kambur bir fizik bize
Bize her kötülük bize
Zenginlik sefa onlara
..

Devamını Oku
Yüksel Akkas

Ben bu dunyaya geldim geleli
Ne dertler ne cilem birakmaz beni
gozlerimden akti yaslar dinmedi
Kara yazim alin yazim birakmaz beni


Dertler hep ust uste gelir
..

Devamını Oku
Bekir Hozan Katre

Tut ellerimi anne… Bırakma beni bu lanet dünyanın acımasız kucağına,üstü okyanus altı bataklık olan hayat,beni içine çekiyor günden güne.Yolumu kaybettim ben anne,tüm ışıklarım söndü karanlık sokaklarımda.Köpeklere yem etme beni,çakallar dolu çöplüklerde. Arkama bakamıyorum anne,biliyorum ki arkama bakmak için döndüğümde,kuduz bir köpek ısıracak beni.Peşimde Azrail,tutsa borcunu alacak benden.Her yanım çıkmaz sokaklarla dolu, nereye baksam bir zindan,kapıları açılmış sonuna kadar bekliyor beni.Ve tepemde bir mezarlık, ölülere hoş geldin diyor. Kadere oyuncak etme beni anne,oltada yem… Kurtar beni
Sensiz hayat bomboş… Kimse beni sen gibi anlamıyor ve kimse yalansız safça sevmiyor anne.Masum her cümleme bin bir anlam yüklüyorlar, hayat ne acımasızmış keşke hep çocuk kalsaydım,parklarda bahçelerde oynasaydım,kötülük nedir bilmeseydim.Küçücük dünyam vardı, mutluydum. Ne olurdu büyümeseydim, şimdi büyüdüm de ne oldu anne? Dertlerim milyon kere arttı,acılar beni boğmaya kalktı,umut denen masum türkü benden çok uzak kaldı.Kaderime boyun eysem bir cellat boynumu kesip atacak,dirensem ölüm kapımı anında çalacak. Ne yapacağım bilmiyorum anne.Senin gözündeki kıymetimi çakallar ayaklar altına aldı,binlerce kez yerin dibine soktular,tutamadım bir el çıkamadım anne. Sen uzaklarda oğlunu görmezken,ben her gece hayalini öptüm anne. Kaç pranga eskittim,kaç sürgün yedim bilemezsin. Uzaklarda mutlu bilirken beni,ben ıstıraptan her gece yakıyordum kendimi.
Evlen diyordun bana ya anne,kelepçeler nişan yüzüğüm oldu.Yazamazsam eğer bir daha mektup sana, bil ki oğlun artık çok uzaklarda. Bir gün karşılaşacak olursak eğer, sırat köprüsün başında bekleyeceğim anne. Sırtımda geçireceğim karşıya seni, ben düşsem bile aşağı sen düşmeyeceksin anne. Cennette bekle beni belki gelirim,gelemesem de selam gönderirim meleklerle. Artık karşılaşmak haram oldu annem bize,ne bu dünya nede ahiret çıkar yol değil. Zindanlarda geçen ömrüm,ölünce yine hapislerde geçecek anne. Beni düşünme artık… Biliyorum düşünme desem de aklın hep bende. Hayat neden böyle kahpe anne? Sıcaktan yanarken birileri, biz neden soğuktan donuyoruz anne? Aydınlığa boğulurken birileri,biz neden karanlıkta kayboluyoruz? Yarını bile düşünmezken birileri,biz neden hep hayal kuruyoruz? Ölümü akıllarına bile getirmezken birileri, biz neden her gün ölüyoruz anne? biz neden her gün ölüp ölüp diriliyoruz? …
Ah benim güzel annem,isterdim ki umut dolu bir mektup yazayım sana.Gözyaşlarımın suladığı mısraları değil,masum gülücüklerimin uçuştuğu bembeyaz kağıtları göndereyim.Olmuyor güzel annem olmuyor,hayat bize hiç gülmüyor.İsyanla sitemle sövüyorum kadere…İsyankar olma yavrum diyordun ya bana,ben değil hayata aldığım nefese bile isyan eder oldum.Olmadı anne olmadı yapamadım,ben hiç düzgün yaşayamadım.Daha üç yaşında öğrendim kavgayı,tokat yedim belki,çocuktum ama vermedim pamuk şekerimi.İşte böyle anne,elimden hayallerimi almaya kalktılar,umutlarımı çalmaya,beni yerden yere vurmaya kalktılar anne.Ama beceremediler biliyormusun? Evet belki hayallerimi yok ettiler,ama onlarda hayallerimle birlikte yandı.
Ben evlenemedim anne,torun sevgisi yaşatamadım sana.Affet beni…Bir gelinin olamadı örneğin,sana destek olacak.Sen hep kendi yemeğini kendin yaptın anne,hasta olduğunda bir çorba yapacak oğlun yoktu,yada beraber uyuyabileceğin bir torunun…Sen bunları düşünme anne ne olur,bunlar beni zaten yeterince kahrediyor.Birde senin ağlamanı kaldıramam ben anne.
Sana yazdığım her satırı birde gardiyan okuyor anne,doyasıya içimi dökemiyorum,acizliğimi hissettirmemek için.Elim kolum bağlı anne,güneşi görmeyeli ne kadar oldu saymadım,denizin o tuzlu kokusunda bir sigara içmeyeli,hatta karda kaymayalı,ya da bir salıncakta sallanmayalı,sayamadım anne…Nasıl olsa ben hep buradayım,artık rüyalarımda özgürce koşuyorum,dağlarda,ovalarda,kayalıklarda..Ve rüyamda sarılıyorum doya doya,yüzünü bile görmediğim sevgiliye.Ellerinden binlerce kez öpüyorum senin…Bedenim burada esir belki ama ruhum özgür bir kuş,her gece kanatlanıyor,uçuyor mutluluklara,özlemlere,hasretlere….
..

Devamını Oku
Ersen Binicier

Sevgisizlik öfke doğurur
Herkese zarar verir
Her yere sevgi götür
Mutluluk sonsuz olur

Kötülük öfkeden çıkar
Sen onu sustur
..

Devamını Oku
Kemal Berk

Kim bilir, zaman mı eskidi,
Yoksa bir zamanlar yeni olan mı?
En güzeli, sev güzel geçen günleri
Hayat böyle işte, boş ver gerisini
Bilsen ki, bir gün güllerinde sararıp solacağını

Sadece hisset kalbindeki güzellikleri
..

Devamını Oku
Mustafa Özkan Karatay

Geçmişte yaşadıklarını düşün ve hisset
Bir tek kötülük kalmış mı? İyi bak
Ne kadar unutkansın
Bana yaptıklarını düşün
Bir Pazar sabahı çarpmıştın bana
Sen meyane dönüşü ben iş
Mesaiye kalmış sabahlamıştım
..

Devamını Oku
Ali Kemal Alagöz

Mavi gözlerinle bak hayata
Sevgi dolu sözler söyle
Yık bütün kötülük zindanlarını
Açsın her tarafta dostluğumuzun çiçekleri
Bahar gelsin ömrümüze
Ve, hiç bitmesin öykümüz
Güzel çocuklar yetiştirelim
..

Devamını Oku
Seyyid Ali Özçelik

“Veysel’i gören gözleri gördüm! ”, ne muhteşem bir iltifattır aşkla yanan bir garip Veysel için. Veysel’i gören gözlerdeki görmüşlüğü tatmak, Veysel’de olan aşkın ateşini, onu gören gözlerde görmek. Sevgiliye âşık gözleri gören gözleri görmüşlükle mutmain olmak ve bunu dillendirmek ne hoş.

Sevgili! Senin sevgi ile baktığın gözlere sahip olamamak ne kötü. Senin sevgi ile bahsettiğin gözlere sahip olamamak ne kötü. Sevgi ile bahsettiğin gözlerde görülen olamamak ne kötü. Seni hakkıyla sevmeye güç yetiremeyen bu kör gönle sahip olmak ne kötü…

Ey Sevgili! Bırakma bizi bu kötülük halinde. Seni sevenlerden, senin sevdiklerinden, senin sevdiklerini sevenlerden eyle bizleri, senin sevdiklerinin sevdiklerinden eyle, şu gönlümüzü kurtar göremeyişlerin karanlığından. Bizleri görenlerden, görünenlerden eyle Ey Sevgili! …


..

Devamını Oku
Hakan Rodop

Bir araya gelen
canlı bir masanın
ayağında çözülen
dantelin ve etekleri kısa bir kadın
aldı eline tüfeği
kim yaparsa bir daha ona kötülük
isimleri çağırıyor birer birer
..

Devamını Oku
Öner Kanlı

Benim için sensin en güzel
Geceleri aydınlatan dolunay gibi
Aydınlık yüzün güzel
Yakıcı sıcakta serinleten
Esinti gibi
Huyun güzel
Baharda tomurcuklanan
..

Devamını Oku
Feyzullah Kara

Ömrünü harcadığın hani hayaller nerde
Pamuk şekeri gibi eriyor durduk yerde

Bir lokma ekmek verip yıllarını çalanlar
Ardından konuştular ne yalan ne dolanlar

Yine de düşünmezsin onlar için kötülük
..

Devamını Oku
Merve Koç

iyilik yap iyilik bul
iyilik yap sevap bul
kötülük yapma günah bulursun
sonra cehenneme kavuşursun
****
en kıymetlisi iyiler
sevilmez kötüler
..

Devamını Oku
Feyzullah Kara

Bilmediğim bir yolda gidiyorum kendimce
Bir yazı ki asılmış göğsümün üzerinde
Aydınlık mı ya Rabbim gündüz mü yoksa gece
O çığlık yükseliyor kabrimin bir yerinde

Kimse bir el uzatmaz kime kötülük ettim
Yükselirken semaya olmadı şikayetim
..

Devamını Oku
Mutlu Güngaç

öyle başlıkla böyle gövdemsi çırpınış. yok yok olmadı bu gene olmadı. acaba olsaydı? belki. hayır gene aynı hataya düştüm. neyse!
dünden şarap, ney taksimi eşliğinde gecenin 4 veya 5 inde.. sabah düşünce si zorlarken beni, eski tarih atılmış üzerine bir kağıt parçası. aptal inanışlar ve uyuyamıyacağından emin olmak.
gece bitti sabah oldu ve ben mutluydum en azından gelmedi aklıma bir kez bile özlem ve ecel. zeytin kokusu ve birazda hamur kızartması. tam anlamadım ama üst komşu belliki. istesem mi saçmalama. daha birinci hafta.
uzansam biraz yada balkonda bir tütün daha. eski işyerinden bir kız geçiyor yoldan. yanında o na hiç benzemeyen bir kadın. bekleyiş var gözlerinde, anlamsız. selam vermekle vermemek arasında hasarlı bir sesli düşünce geçti dudaklarından. belli etti annesiydi yanındaki. ama oldukça kemikliydi. kızı neden çekmemiş ona. hatırlıyorum dirhem elleri vardı kızın. sıkıca tutup kötülük geçse aklından tüm kemikleri kırılabilirdi. hatta bir kaç sefer aynı yatağı paylaşmamıza rağmen hiç rahatsız olmamıştım som etinden. off bundan neden bahsttiysem. annesi, evet annesi. sağ ayakkabının tokası kırılmak üzereydi ve ben neden olduğunu bilmeden üzerine basıp düşmesini istedim. mayalı ekmeklere benzeyen ellerini daha yere koymadan göbeğinin üzerine düşmesini. neler yapıyordum daha bitmemesine rağmen attım izmariti sokağa ve abimin kokusunu duymasını istemedim. nede olsa çoğu sabah ben bile hayret ederdim, beni öpen bir kadının olası olmadığını.
iş zamanı gelmek üzere ve ben bu yığın yığın düş tozlarının içinden gerçeğe adım adım ilerlemeye çalışmaktayım. keşke! gene aynısını yaptım. lisans dönemi zamanı küçük oğlan çocuğu rolleri ve salak salak pipo merakı. o zamanlar çok kullanırdım keşke yi. isteksizim şimdileri. çünkü sadakat kalmayınca beklentilerde gözüm kapanıyordu. ve ben boğuluyordum karanlıkta. sabah sabah. acaba belki. neyse veya keşke. ne farkederki? bilmem belki.
..

Devamını Oku
Mine Polat

Gözlerini açıyorsun yavaşça dünyaya. İlk adımını ağlayarak atıyorsun. Ağlıyorsun; çünkü lanetlenmiş dünyanın tam ortasında buluyorsun kendini. Dünyaya, bedenine, nefes almana binlerce kez lanet ediyorsun. Elinden tek gelen şey ağlamak oluyor ve sen de doyasıya ağlıyorsun. Birilerine sesini duyurmaya çalışıyorsun. Rabbinin huzurlu kollarına geri dönmek istiyorsun. Her ne istiyorsan, ne şekilde bu dünyadan kurtulmaya çalışıyorsan da tüm çabalarının hiçbir sonuç vermediğini anlıyorsun. Her şey boşuna oluyor ve sen bu durumu kabullenmek zorunda kalıyorsun. Bu durum karşısında savunmasız küçük bir beden olarak yapacakların kısıtlı olmuyor mu? Her normal insan gibi yaşamına devam ediyor ve kendini hayatın akışına bırakıyorsun…

Savunmasız şekilde birilerine muhtaç oluyorsun. Boş gözlerle etrafına bakınıyor, çevrendekilerin çabalarını seyrediyorsun. Karşılıksız izlemekle yetinebiliyorsun çünkü. Tüm çabaları seni yaşatabilmek oluyor. Kendilerince iyilik yaptığını zannediyorlar fakat senin için kötülük olduğunu bilmiyorlar. Seni sevişlerini, sevgi dolu bakan gözlerini görüyorsun. Şefkatli ve merhametli kollar olduğunu anlıyor ve onlara sığınıyorsun. Hayatın kokuşmuş ve acımasız yanlarından korkuyorsun ve daima senden uzak durmasını istiyorsun…

Hızlıca büyüyorsun ve hayata iyice bağlanıyorsun. Hep bir amaç peşinde koşuyorsun. Gözlerin köreliyor ve Rabbinin kollarını unutuyorsun. Dünya işleri sarıyor beynini. Amacını tam anlamıyla gerçekleştiriyorsun. Karşına senin için tek kelimeyle mükemmel birisi çıkıyor ve sen de ona bağlanıyor, kopamıyorsun. Güzel günlerin geldiğin zannederek mutlu oluyorsun ama ne yazık ki öyle olmadığını bir zaman sonra anlıyorsun. Başına senin gözünle felaket denebilecek bir olay geliyor ve dünyan yıkılışa uğruyor. İşte hayatın o kokuşmuş ve acımasız yanlarının gelip seni bulduğunu anlıyorsun. Acı üstüne acı çekiyor ve ne yapsan unutamıyorsun. Hayat sana çekilmez bir çile gibi geliyor artık. Tüm işlerin sarpa sarıyor ve yaşama hevesin en başındakine dönüyor…

Ya intiharın eşiğinde buluyorsun kendini,
..

Devamını Oku
Yüksel Aktan

Gülmesini Bile Bilmeyen Gözlerim Artık Ağlamayı Bile Unuttu
Hyatta Tek Dostum Olan Göz Yaşlarım O Göz Yaşlarım Varya Onlar Bile Terk Edip Gitti
Artık Şu Hayatta Sensiz Yaşamanın Tadı Bile Yok
Hani Derlerya Zaman En İyi İlaçtır Malesef O bile Yalan
İnsan Birkere Düşmeye Görsün Dost Bildiğin Tüm Dostların İyi Gün Dostu Olup Çıkıverir Karşına
Çaldığın Bütün Kapılar Yüzüne Kapanır Birer Birer
Kurduğun Bütün Hyaller Kabusa Dönüşür
..

Devamını Oku