Kamboçya’ da ölüm tarlaları gibi vücudumun derin yarıklarından kanlar akmakta. Her şeyin bittiği zaman, ölümün son anı ve kıyısındayım. Haydi benim olmayacak mısın. İçimdeki tortulaşmışlıkların bir hükmü yok. Haydi benim olmayacak mısın, cenazem kaldırılacak az sonra. Omuzlara düşen morluklarım olacak.
Sen neredesin, hangi cemre seni göstermekte, eylül’ ün hangi günü sana yakıyor bedenini. Ölüm mahkumu bir eşkiyanın bile son isteği yapılırmış. Konuşmayacak mısın. Allah’ ın aşkına konuş. İsmail’ in kuzuları için konuş, Yusuf’ un yüreği var yüreğinde hala. Ya da dur Meryem gibi sus anlıyayım.
Her şey yerli yerinde; havuz başında servi
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Devamını Oku
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta