Konu hasretse,
boşuna nefes tüketmeyin…
Bazı özlemler anlatılmaz,
bazı bekleyişler kelimelere sığmaz.
Çünkü insan en çok
yanında olmayanı özlerken yorulur.
Konu hasretse
“geçer” demeyin bana.
Geçmiyor işte…
Günler geçiyor, geceler bitiyor,
mevsimler değişiyor
ama insanın içindeki o boşluk
olduğu yerde kalıyor.
Bir şarkı çalıyor,
onu hatırlıyorsun.
Bir sokaktan geçiyorsun,
bir anısını buluyorsun.
Gece herkes uyurken
sen onunla konuşuyorsun içinden.
Adını söylemeye dilin varmıyor belki
ama kalbin her cümlede
onu çağırıyor.
Konu hasretse
ne “unut” demek işe yarar
ne de “alışırsın” demek…
İnsan bazılarına alışamaz.
Yokluğuna alıştığını sandığı anda
bir fotoğraf, bir koku, bir şarkı
yeniden düşürür onu
aynı özlemin içine.
Çünkü hasret,
sadece uzaklık değildir.
Hasret;
dokunmak isteyip dokunamamaktır.
Gözlerinin içine bakmak isteyip
sadece hayalini seyretmektir.
Başını omzuna koyamamak,
elini tutamamak,
“buradayım” diyememektir.
Ve bazı geceler vardır…
İnsan yatağına değil,
özlediğinin yokluğuna yatar.
Üstünü örtmez yalnızca,
içindeki boşluğu da örtmeye çalışır.
Ama ne kadar saklarsa saklasın
kalbi onu ele verir.
Konu hasretse
boşuna nefes tüketmeyin.
Bana uzun uzun anlatmayın
özlemin ne olduğunu…
Ben biliyorum.
Çünkü bazı şeyler
konuşarak geçmez.
Bazı yaralar
zamanla kapanmaz.
Bazı insanlar
unutularak eksilmez.
Bazı hasretlerin tek ilacı vardır:
sevdiğine kavuşmak…
göz göze gelmek…
ellerini tutmak…
ve hiçbir şey söylemeden
sımsıkı sarılmak.
Çünkü konu hasretse,
ne şiir yeter,
ne kelimeler…
Ne de “geçecek” diyenler.
Sarılmayınca geçmez…
Hem de hiç geçmez.
Kayıt Tarihi : 10.09.2026 21:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!