Bir bayrak’ ki kumaşına al kan ilmik ilmik işlenmiş…
Ayakta her daim, belki her yanı aç kurtca dişlenmiş…
Es ey deli rüzgar, bu göklere ay yıdız yaraşır ancak …
Gölgesinin altında yüz binlerce şehit yatan, işte bu sancak…
Güç yetiremez, ay yıldızını karartmaya yedi düvel…
Çatma kaşlarını, yörenden esip geçenler
sadece cılız yel…
Zinhar Alçak uğramaz gölgene, sen yeterki göklere yücel…
Kızıl rengine ahit vermiş bu millet, ki şahittir ecel…
Uyuyamaz düşman , garba korku salarken al rengin…
Bedirde başlayıp, Çanakkale’de devam etti büyük cengin…
Şecaatin indi meydana, sen birken bin oldu dengin…
Nice yaraya rağmen, Hamdullah ay yüzün görmedi engin…
Belki düşman, belki hain pusadından kurşun sekerken…
Bağrı yandı nice anne’nin, mehmedi toprağa düşerken…
Yiğit vazgeçti candan, uğruna verilecek sen varken…
Bir şühedaya kefen olmaya indin , gökte dalgalanırken…
Göndere her yükselişinde, yankılanır sedası istiklalin…
Uğruna dökülen oluk oluk kanlar, ezelden helalin…
Şecaatin bugün sukutta ise, yarın kükrer celalin…
Hem şahittir gök kubbe, nice devlere yer öptürdü iclalin…
Ki nice darabât indi sinene gölgen dahi titremez…
Dikildiğin her turabta korkar, aslan bile kükremez…
Şanın kanla yazılır tarihe, bu kızıl mürekkep tükenmez…
Yeterki dalgalan şanlı bayrağım,
bu yazı artık silinmez …
Bilki şehide her yanında kucak açmış şu koca cihan…
Yeterki örtün cesedine ,doymaz sana sarılmıya bir can…
Bir can alırken bin can yeşertir, şu toprak üzerine akan…
Ey nazlı hilal, senin uğruna daha çok var dökülecek kan…
Nice ulubatlı’ya hem dava, hem yar oldun sur başında…
Önce hilalin göründü, Sultan Fatihin göz yaşında…
Bir yıldızın kayarken, bin yıldızın doğdu şehit naaşında…
Vatan sağolsun yazılı, nice isimsiz mezar taşında…
Ey mavi göklerin bağrına dikilen kızılca heybet…
Dokuz kat gök mülk olsa , sen yoksan Türk’e gurbet…
Şahadet kadehinde tükenmeden, o kızılca şerbet…
Bu menzil uzaksada, sonu kızıl elmaya varır elbet…
Gazi osman eliyle dikildi, yurdum göğsüne bu iman ağacı…
Bin yıl toprağını kanla suladı , nice gardaş bacı…
Serhadım aşıp, zincir vuracak, hangi elin harcı…
Hakkıdır hür yaşamış bayrağımındır, ancak bu Tevhit tacı…
Şavkın vururken toprağa garib kalmaz hiçbir köşe bucak…
Bir seslensen şuhedaya, yattığı yerden sanki kalkacak…
Hazır melhame-i kubra ordusu, kaynıyor artık bu ocak…
Din bir , Bayrak bir, yetmiş iki millet gölgende toplanacak…
Kayıt Tarihi : 7.09.2026 23:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!