Gün geçti yıkanıp gitti geride bir çöl kaldı.
Şaşkın zamanlardan hatıra, acı bir tebessüm.
Sırtımızı yasladığımızdır soğuk taş bir de demir.
Zehirli sularda yüzdük eridik ah nede derimiz.
El oldu elimizle vakitli suladığımız çiçekler.
Gözü kara yedi kollu ahtapotlar sömürdü bizi.
Yetmedik biz ne istediğini bilmeyenlere.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta