Eski zamanlarda İstanbul da Kral vardı, bir de Kralın kızı vardı.
Kız bir çocuğa aşıktı çocukta kıza aşıktı ikisi de birbirini deli gibi seviyordu.
Her gece buluşup denizin kıyısına giderlerdi ve evlenme hayalleri kuruyolardı.
Aradan baya bir süre geçti, sonra bu durumu kızın babası yani Kral duyuyor,
Denizin ortasında bir kule yaptırıyor, kızını oraya hapsediyor.
Çocuk kızı merak etti kaç gecedir göremiyordu kilimci den biraz kilim aldı,sonra sarayın oraya gitti. Sarayın önünde döndü dolaştı kızı göremedi,muhafızın birine şöyle sordu.
_Kralın kızı nere de kilim istemişti.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta