Zaman durmuş sanki;
ufukta birkaç martı
umutsuzca kanat çırpıyor.
Bir çocuğun gülüşü
gökyüzünde kuş sürüsüne karışıyor.
Rüzgâr,
denizin tuzlu dudaklarından
eski bir ağıtı çekip alıyor.
Saçlarımda dolaşan o el,
bir veda mı, yoksa
gecikmiş bir hatırayı mı anlatıyor.
Dalgalar,
çıplak ayaklarımı dövüyor,
sanki “gitme” der gibi.
Kumlar,
sıcak bir gülüş gibi sarıyor beni;
sessiz, yavaş ve srarlı.
Gökyüzü solgun,
ama hâlâ bir umut taşıyor içinde.
Belki ansızın esen bir rüzgâr,
unuttuğum bir düşü getirir bana,
gözlerinde kaybolmuş çocukluğum gibi.
Saatler eriyor kıyıda,
ne ileri gidiyor zaman
ne de geri dönüyor.
İçimde paslanmış bir salıncak,
her esintide
aynı hatıraya çarpıyor.
Beni çağıran bir ses var
dalgaların aralığından,
ne tanıdık biri,
ne de büsbütün yabancı.
Belki de insan,
en çok böyle kayboluyor:
bilinmez bir boşlukta.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 1.2.2026 17:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!