📖 Bölüm 20: Mezarı Başında – Sessizliğe Okunan Son Ağıt
Yıl 1993. Sonbaharın son günü. Toros'un eteğinde, toprağın koyu yerinde, birkaç taş ve bir demir parçası… Adı bile doğru yazılmamış mezar taşının başına geldi Brahim. Yanında ne çiçek vardı ne konuşan biri. Ama cebinde bir kâğıt—üzerinde Hasan’ın kendi şiirlerinden çevirdiği dizeler vardı:
“Bana dua etme evlat, Dilsizlere anlat yazdıklarımı…”
Diz çökmedi Brahim. Çünkü biliyordu: Bu mezarın önünde eğilmek değil, ayağa kalkmak gerekiyordu.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta