Sordum.
Kitliydi bakışlarım dumana,
Dumanın bedenimden cılız dansına.
Rüzgarın fısıltısı itlerin çığlığına karışırken
Sordum;
Nasıl ve niçin,
Kime dua edilir?
Kolay mı sağır olmak
Müzik bunca yeniyken?
Veliahtı henüz seçmiş,
Körpe ve acemiyken...
Göğsümde tozdan örtü,
Bir üflemeye bakar.
Bakar bakmasına da,
Kim bilir altında başka neler yatar?
Farazi bir yaşam, bu seçtiğim.
Ve yüzümü göğe dönüp durdum,
Bu ismi bana veren
Kimi bulabilmek için.
Dudağımdan sızan nefes
Biçimsiz seslere dönüştükçe,
Karardıkça göğümün inci taneleri;
Seneler evvel bahsi geçen,
Her bir sene biraz daha eriyen,
Eridikçe şer otları yeşerten
O heyecan telef oldu.
Peki yıpranmak mı büyük zulüm,
Vurgun mu yoksa?
Var mı alemin tenha,
Yasaklı diplerinde
Kitreme kanacak boya?
Tekzipe mahal vermemek adına
Defalarca hatmettim, ezberledim yolu.
Şimdi ne derman var bacağımda
Ne kınımda hançer.
Yalnız tek bir sefer,
Eğlenebilseyim bir hayratın
Hemen başucunda,
İnanıyorum, değişirdi her şey.
Aptallıklar ettim, adil değil kader demek.
Aptallık alnımın tam çatına yazılsa da.
Gördüğüm en ufak bir aydınlık hüzmesi
Kördüğüm olup gelip kavradı boğazımı.
Sarsılmak rutin oldu, sükunete şaşırdım.
Sordum -ki lüzum da yok sormaya-
Lüzum var mı sormaya?
Kayıt Tarihi : 25.1.2026 05:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!