Çerağı yaktık,
karanlık içimizden çekildi.
Uykudan değil gafletten uyandık
Nübüvvet kandilini
Gönül kafesimizden yandırdık
Yunus gibi
Hak kapısından girdik içeriye
Asla eğri odun taşımadık
Pir Ahmet Ye Sevi'ye
Ne kilit sorduk, ne anahtar,
Eşik bildik kendimizi.
Bir lokma,
Bir can,
Bir nefesle
Gönül verdik biz bu yola
Kırklar Meydanı’nda
Ne baş vardır nede ayak,
Ne ben vardır Nede sen.
Canlar halka olur.
Gönül dergahımızda
Aşık badesinden
doya doya kandık,
Girdik bu meydana
Erenler ile pervane döndük
Dil sustu, gönül yürüdü,
Yol bizi çağırdı
Mest olur Arınırız
Candan ziyade
Her yürek bizde birer Kâbe
Aşk ile bu alemde
Döneriz pervane
Birimiz 'de kırkımız 'da birdir
Aynı sırra bağlıyız.
Eline beline, diline
ikrar verdik
Asla yolumuzdan
ayrılmayız
Bu meydanda
hüküm Hak’tır,
terazi vicdan.
Ne zulüm barındırır
Nede Düşman
Ateşimiz yanar,
yol sürer dem içinde
Cemal Cemal'e hasıl oluruz
Bir od düşer sinemize
Cemi didar içinde
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 11:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (2)