Dağların göğsüne çöktü o dilsiz ağrı,
Gayrı ne kuşlar konar dalıma, ne de rüzgâr öper yüzümü.
Mevsimi şaşırmış bir ölüm kokusu dolanır tenimde,
Hangi yana dönsem, yüzüme çarpar o kanlı gökyüzü.
Söyleyin ey dilsiz kayalar, ey suskun nehirler,
Hangi hoyrat el kıydı o narin cana?
Hangi karanlık pusu, hangi harami uykusu,
Yıllar bir gözyaşı olup da kaymış
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;
Devamını Oku
Nurlu ihtiyarın yanaklarında.
Yapraktan saçını yerlere yaymış,
Sonbahar ağlıyor ayaklarında.
Süzüyor ufukta bir kızıl yeri,
İçi karanlıkla dolu gözleri;




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta