Rüzgar eserken çırpınsın yapraklar,
Toprak altında çürüsün ayaklar.
*
Sahtedir gülüşler, dudaklar yorgun,
Küsmüş kendine, aynalar da durgun.
*
Dikenler batmış, kanayan ellere,
Masallar küsmüş, susayan dillere.
*
Büyürken gölgen akşamın içinde,
Oyunlar saklı en garip biçimde.
*
Vurulmuş zincire esir umutlar,
Yutmuş güneşi kapkara bulutlar.
*
Kibirden doğan o yıkık tahtında,
Açmıyor güller çürümüş bahtında.
*
Yalanlar sarmış zehirli sözleri,
Kibir kör etmiş o güzel gözleri.
*
Sonbahar gelmiş, dökülür yaprağın,
Örter üstünü en soğuk toprağın.
*
Dallarda öten kuşların neşesi,
Dönmüş zindana göğüsün kafesi.
*
Tükenmiş zaman, yelkovan kırılmış,
Hayat ipine korkuyla sarılmış.
*
Sureti sahte, maskesi düşüyor,
Kış var ruhunda, yüreği üşüyor.
*
Hepsi boşuna dökülen yaşların,
Kaldın altında o ağır taşların.
*
Kopsa fırtına sarsılmaz kibrinle,
Övünüp durdun o kuru zehrinle.
*
Kazı mermere ismini istersen,
Toprağa dönsün bedenin dilersen.
*
Geceler uzun, sabahlar olmuyor,
Açan çiçekler bir türlü solmuyor.
*
Bağır çılgınca, sesin hiç çıkmasın,
Kimseler dönüp yüzüne bakmasın.
*
Riya kokuyor her tatlı cümleniz,
Karanlık basmış, kaybolmuş gölgeniz.
*
Çürük tahtalar üstünde yürürken,
Gururun bitmiş yeri süpürürken.
*
Oyun bitiyor, iniyor perdeler,
Geride kalmış o eski gölgeler.
*
Kırık aynada kanarken suretin,
Son nefeste raks etsin zarafetin.
Kayıt Tarihi : 10.10.2026 14:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!