Boşluğun ortasında savrulan gül yaprakları gibi çürümeye yüz tutmuş duygularım. Deniz ve rüzgar susmuş, gözlerim ise ağlamayı unutmuş. Hüzünlü bir çocuk gibi ruhum soyunmuş gönül mahkemesinde yargılanıyor.
Yıkıntılar onarılmıyor. Menekşe mavisi gökyüzüne rağmen ruhum parçalı bulutlu. Kopacak fırtınanın kara bulutlarını bekliyor gibi. İçimde keskin bir kaygı taşıyorum.
Akşamın öksüzlüğünde keşfedilmemiş bir ülkenin yolcusuyuz. Duyduğumuz melodideki ezgi hüznün son notaları sanki.
Umutsuz bir gezgin, yurtsuz bir yolcu gibi akşamın öksüzlüğünü yaşıyoruz. Yokluğun caddelerinde gezinirken sokak itleri gibi tepilmekten yaralanmış, duygularla savruluyoruz. Ayaz gecelerin buzlarında yoğurmaya çalıştığımız duygularımızı.
Kovalamayin beni yataga
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha
Devamını Oku
Hic uykum yok
Daha lafiniza karisacagim
Ortaligi dagitacagim
Televizyonu kapatacagim
Aycicegi resmi yapacagim daha