Kevser Kılınç Şiirleri - Şair Kevser Kılınç

Şiir Yarışması
34

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Kevser Kılınç

Bitmeyecek bir sonbaharın ilkini,
Dinmeyecek bir sızının merhemini,
Açmayacak bir lalenin rengini
Bekledim!

İçinde kuş olmayan bir kafesi,

Devamını Oku
Kevser Kılınç

Penceremden içre gün ışığı
Süzülür aheste aheste.
Gönlümde bir kuyu kırığı,
Akar durur kendi içine.

Gök mavisi, toprak kahvesi,

Devamını Oku
Kevser Kılınç

Avuçlarım İbrahim’in ateşiyle tutuştu,
Yetmedi bir serçenin, bir Afgan çocuğun ve bir taşın
Gözyaşları onu söndürmeye.
Sokaklar yenik düştü paydos devrimine,
Ve erler boşaltıldı kışlalardan.
Birkaç silah ve üç beş sahipsiz postal kaldı

Devamını Oku
Kevser Kılınç

Gözlerinin dört tarafı aşk ile çevrili,
Gülüşün çember olup belime dolanıyor.
Zaten gülüşünü gördüğümden beri
Vakvak ağaçlarından topluyorum kendimi.
Ben ki kal-u beladan beri mücrimim
Sen nehirlerde damıtılmış, arınmış su..

Devamını Oku
Kevser Kılınç

Karanlıkta bir meşale olsan dahi bakmam sana,
Çölde su kuyum olsan, kutupta ateşim olsan,
Yine de şöyle bir yüzümü çevirmem sana.

Toprak olsam, çatlasam, yarılsam
Susuzluktan!

Devamını Oku
Kevser Kılınç

Akislenmiş bir sesin yankısında buldum kendimi. Nakaratlarla düşen ve damlayan suyun sesine iştirak etti ruhum. Bir kovuktan içre fışkıran bir nebze ışıkta şimdi, Eyüp misali 7 yıl çile doldurdum. Derin derin indiğim bir kuyunun, göremedim kafamı kaldırdığımda sonunu. Yusuf değildim ki öylece bir tacirin beni kurtarmasını bekleyeyim, ben ki titrek bir ışığa hasretken güneşi buldum! En çok leyle yakıştırdım ben şebiyeldayı, bilakis tarumardı o vakit gönlüm. Kulaklarım işitince uzaklardan hoş bir sadayı, Leyla’nın ayak sesleri sandım!
Nefti bir gecenin cerh eden ayazında, şahit oldum asıl fırtınanın içte koptuğuna. Bir avuçşimşek ve bir tas suya, söyleyeceklerim vardı, hatırladım!
Bir serareydi bedenim o zamanlar. Dikmeye çalışırken ruhumdaki söküğü, kapanmayacak bu yara, ellerim titreyince farkına vardım. Elimdeki çuvaldızı, Karun’un yakut sandığına sakladım! Sonra oturup bir divanda, bekledim gaiplerden gelecek bir adamı. Asam gelip de uzatınca kemiksiz parmağını, o an imdadıma yetişti sandım. Aralayıp da göz kapaklarımı isli duvara bakınca, hepsi bir rüyaymış, uyandım! Asırlık sükûtunu bozup da konuşunca gölgem ve kan ter içinde saçlarını yolarken, gölgemin çığlıklarına kulaklarımı tıkadım; sonra onu bir patikada kalleşçe vurup yolun ortasına bıraktım, evet pişmanım! Ruhsuz, gölgesiz ve kalpsiz bir insan gibi, davrandım yıllar yılı, biliyorum ki ne yaşadıysa yaşattım. Ve ben en çok kendime yenildim, aslında kendimi yenen bendim. Çok sonra anladım!

Devamını Oku
Kevser Kılınç

Şirazesi kaymış mizanın ve bugün ay,
Tütsülü bir billuriyeye işlenmiş vitray.

Alacadan yeniceye patikalarda kesafet;
Lal kubbeye geceden yaldızlar emanet.

Devamını Oku
Kevser Kılınç

Güneşte üşüyüp ayı yorgan yapanlar,
Yıldızları yakalayıp cebine katanlar var.

Okyanusta susayıp, çölde kananlar,
Tokluğu yiyip açlıkla doyanlar var.

Devamını Oku