Koşuyorsun ama söyle, nereye bu telaş?
Ömür dediğin kısa, yol dediğin biraz.
Dünya sana kalacakmış gibi sarılma mala,
Son durakta ne servet var, ne şöhret, ne saray.
Aynaya bak, gördüğün gerçekten sen misin?
Yoksa insanların çizdiği bir resim misin?
Herkese yetişirken kendine geç kalmışsın,
Gülüyor yüzün ama içten içe susmuşsun.
Bir çocuk düşer yerde, dönüp bakan kaç kişi?
Vicdan cepte taşınmaz, insanlığın ta kendisi.
Bir lokmayı bölüşmek bazen servetten büyük,
Kalbi zengin olmayanın bütün dünyası küçük.
Kendine sor, bu hayat neyin peşinde?
Kaç yarım insan bıraktın yolun gerisinde?
Kendine sor, gece başını koyduğunda,
Vicdanın rahat mı dünya sustuğunda?
Kendine sor, kim kaldı masken düşünce?
Kim tuttu elinden bütün ışıklar sönünce?
Bir gün herkes gider, geriye bir iz kalır,
İnsan dediğin sonunda yaptıklarıyla anılır.
Duvar ördük araya, adına gurur dedik,
Kalpleri kırıp geçtik, sonra kader dedik.
Özür dilemek zayıflık, affetmek yenilgi mi?
Kazandığın her kavga gerçekten zafer miydi?
Sokakta bir ihtiyar, gözlerinde bin hikâye,
Kim bilir kaç ayrılık sığdırmış o dünyaya.
Yanından geçip gideriz, vaktimiz yokmuş gibi,
Oysa zaman bizi de beklemiyor eskisi gibi.
Bugün tepeden bakan yarın yardım bekleyebilir,
Bugün susan bir yürek yarın seni silebilir.
Hayat dönen bir çarktır, makamına güvenme,
Bir gün alkışlayan eller olmayabilir çevrende.
Hakan Şuayb Erdem
Kayıt Tarihi : 28.10.2026 09:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!