Düşlerime Geldin Usulca

Hakan Şuayb Erdem
58

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Düşlerime Geldin Usulca

Düşlerime geldin usulca,
Ne kapı çaldın ne de ses verdin.
Yıllardır susturduğum bir hatıranın
En derin yerinden çıkıp geldin.
Bir zamanlar ellerimi bıraktığın yerde
Sanki hiç ayrılmamışız gibi gülümsedin.

Oysa kaç mevsim geçti aramızdan,
Kaç bahar soldu, kaç yağmur sustu.
Birlikte kurduğumuz o güzel düşlerin
Her biri başka bir gecede unutuldu.
Sen kendi yolunda bir ömür ararken,
Ben yarım kalan bir ömrü tamamlamaya çalıştım.

Düşlerime geldin usulca,
Kalbimin en tenha zamanında.
Bir ömür sustuğum ne varsa
Döküldü gözlerimden bir anda.
Sen gittin, yıllar geçti aradan,
Ben hâlâ o son vedanın kıyısında.

Hatırlar mısın bilmem,
Bir akşam yağmur altında yürümüştük.
Dünya ne kadar büyük olursa olsun
Biz birbirimize yeteriz demiştik.
Meğer iki insan birbirini çok sevse de
Bazen aynı kaderin içinde kalamazmış.

Ne sen suçluydun bütünüyle,
Ne ben masumdum bütün hikâyede.
Biraz gurur vardı aramızda,
Biraz suskunluk, biraz da geç kalmışlık.
Söylenmesi gereken sözleri sustuk,
Sonra bir ömür o sessizliği dinledik.

Gidişin büyük bir fırtına değildi,
Ne bağırış vardı ne de son bir hesaplaşma.
Yalnızca gözlerin dolmuştu,
Ben ellerini bırakmamaya çalışmıştım.
Sonra bir adım geri çekildin,
Ve dünya o küçücük adım kadar uzaklaştı bana.

Düşlerime geldin usulca,
Yılların eskitemediği bir sızıyla.
Bir kere daha baktım gözlerine,
Sanki bütün ömrüm durdu orada.
Sana sarılmak istedim, olmadı,
Uyandım, ellerim kaldı boşlukta.

Biliyor musun,
İnsan zamanla her şeye alışıyor sanıyor.
Aynı sokaktan geçmeye,
Aynı şarkıyı yeniden dinlemeye,
Bir ismi duymadan günler geçirmeye...
Ama bir gece gördüğü küçücük bir düş
Yıllarca kurduğu bütün sessizliği bozuyor.

Düşümde eski bir evin önündeydik,
Penceresinde solgun bir ışık yanıyordu.
Sen hiç değişmemiştin sanki,
Benimse yüzümde yılların yorgunluğu vardı.
“Çok bekledin mi?” diye sordun,
Cevap veremedim...
Çünkü bazı bekleyişlerin
Söylenecek kadar kısa bir cevabı yoktu.

Sonra yan yana yürüdük,
Ne geçmişi sorduk ne de ayrılığı.
Sadece susarak anladık birbirimizi,
Bir zamanlar yapamadığımız gibi.
Başını omzuma yasladığında
Dünyanın bütün saatleri durdu sanki.

Ah, bir bilsen...
O küçücük düşe ne çok ömür sığdırdım.
Söyleyemediğim bütün sözleri söyledim,
Yarım kalan bütün yolları tamamladım.
Gerçekte hiç yaşayamadığımız bir geleceği
Bir gecelik uykunun içine sakladım.

Düşlerime geldin usulca,
Bir yağmur gibi indin ruhuma.
Ne kadar unutmaya çalıştıysam
O kadar çoğaldın hatıramda.
Bir ömür kavuşamadık dünyada,
Bir gece kavuştuk rüyamda.

Gece yeniden çöküyor şehre.
Sokaklar susuyor, ışıklar sönüyor.
Ben gözlerimi kapatırken
İçimden eski bir dua geçiyor:

Bir daha gelirsen düşlerime,
Ne ayrılığı anlat, ne geçen yılları.
Sadece otur yanı başıma,
Biraz susalım, biraz hatırlayalım.
Çünkü bu dünyada söyleyemediğimiz ne varsa
Belki sessizlik tamamlar.

Ama olur da yine gidersen,
Bu defa vedalaşma benimle.
Ne elimi bırak, ne arkana bak.
Bırak, sabah alsın seni benden,
Ben hiç olmazsa
Ayrıldığımızı görmeden uyanayım.

Düşlerime geldin usulca...
Geldiğin gibi gittin usulca.
Bir ömür seni unutmaya çalıştım,
Bir gecede döndüm en başa.
Meğer en acı ayrılık,
Uykudan uyanınca başlarmış...

Hakan Şuayb Erdem
Kayıt Tarihi : 16.10.2026 18:39:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!