Kendimi Arıyorum Şiiri - Ali Fırat Dicle

Ali Fırat Dicle
231

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Kendimi Arıyorum

Derin bir kuyuda yankılanır nefesim.
Taşa çarpa çarpa çoğalır sesi.
Yeryüzü sağır.
Kimse bilmez göğsümde yıllardır
Uyuyan o karanlık suyu.
Bir nehir geçer içimden.
Yatağında çamur,
Kıyısında yoksulluk,
Suyunda bin yıllık bir ağıt.
Dağlardan kopup gelir
Önüne ne çıkarsa
Hafızasına katar.
Ben de öyleyim.
Bir taşın altında kalmış
Eski bir yazı gibi
Kendimi arıyorum.
Parmak uçlarımda kor,
Dilimde paslanmış bir türkü.
Kendi sesime sürgünüm.
Kendi toprağımda
Yolunu şaşırmış bir yolcu.
Meydanlar geçer içimden,
Boş ayakkabılar kalır.
Zindanlar geçer,
Duvarlarda insan kokusu.
Ey rüzgâr, Biraz daha sert es.
Yıllardır üstümüzde biriken külü kaldır.
Ama savurma bizi kimsesizliğin kıyısına.
Gece olur, evlere çekilir sesler.
Bir pencere kapanır,
Bir çocuk uykusunda annesini çağırır.
Uzakta bir kapı usulca açılır.
Bir yanım gurbet.
Bir yanım taşın altında bile kıpırdayan kök.
Bir yanım kül olmuş bir şehir.
Bir yanım avuçlarında gökyüzü taşıyan çocuklar.
Ben ikisinin arasında geceyi sırtımda taşıyorum.
Gece uzun, biliyorum.
Hiçbir gece kendi karanlığını sonsuz sanmamalı.
Şimdi yılların pasını kelimelerden kazıyorum.
Her harften biraz korku dökülüyor.
Biraz kül.
Biraz kan.
Geriye ses kalıyor.
Kendi külümün içinden ince bir yol açıyorum.
Vuslatı sormayın.
Daha yolun başında bir taşın sıcaklığını
Tutuyorum avuçlarımda.
Bu toprağın yarası bana değdi artık.
Ben onu kendi yarama katıyorum.
Belki bir gün nehir yatağını bulur.
Belki bir gün kuyu sesini geri verir.
Belki bir sabah gece, pencerelerin önünden çekilir.
O gün kimse sormaz nereden geldiğimizi.

Ali Fırat Dicle
Kayıt Tarihi : 2.10.2026 17:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!