Kemik Testeresi Şiiri - Osman Akçay

Osman Akçay
265

ŞİİR


240

TAKİPÇİ

Kemik Testeresi


I

Sanki belediyenin son otobüsü kaçmak üzere
Nedir bu acele
Sağlık personeli çok telaşlı
Sevecen bakışlar kendini ele vermekte
Bir an annem yanımda sandım
Hepsi birbirinden şefkatli

Kıllarımı tıraş ettiler
On bir jilet yeterli oldu
Sabun, köpük veya jel kullanmadan
Yıllarca boşa para verdiğimi anladım
İnsanın kendini kılsız görmesi ne tuhaf

Koluma ve boynuma damar yolu açtılar
Üretraya sonda taktılar
Ne çok teskin edici cümle kurdular
İçimde kasırga yangınları
Beyaz melekler üzülmesinler diye
Eliniz ne kadar da hafifmiş, hiç acı hissetmedim dedim
Ne çok yalan söyledim

Abdest almam da teyemmüm yapmam da imkânsız
Hiçbir yöne dönemesem de
Yöneldim Beytü’l- Atîk’e

II

Ey en güzel isimlerin sahibi Allah’ım
Dostunu dostum bildim düşmanını düşmanım
Teslim oldum emrine
Doyamadım sevgine
Beni ve tüm müminleri affet
Ruhuma ver saffet

Her işin ayrı güzel
Bizler içindir ecel

Ey Şâfi!
Rızanı kazanmak bana kâfi
Ölümden korkmuyorum
Emrine itaat ediyorum
Her anıma şükrediyorum
Sevgin ile her zerrem dolu
İlmim, amelim ve ihlâsım yetersizse de
Kaybetmedim asla müstakim yolu
Elbette sana döneceğim
Huzurunda hesap vereceğim

Ölmek yok olmak değil ki
İlahi bir emir
Beden ölür ruh ölmez
Ruh kafesinden kurtulur
Ya sonra
Alınan her nefesten hesap sorulur

Hazırım, dünya veya ahret
Benim için hayırlı olanı bana nasip et

III

Sanki belediyenin son otobüsü kaçmak üzere
Nedir bu acele
Thomson ceylanı peşinde koşan
Jaguar gibi bir anda
Son sürat götürürlerken
Eşimin, kardeşlerimin ve yeğenlerimin dizili olduğu
Upuzun koridorlardan
Beyaz melekler
Yine ne çok yoruldular

Sahi hasta taşıma yatağı ile
Kırılmış dünya hız rekoru nedir
Bu da kayıtlı mıdır
Guinnes Rekorlar Kitabında

Bu adrenalin yetmez bana
Biraz kalbim atar gibi oldu
Daha çok evet daha çok koşturun
Hatta kanatlı tulum giydirip
Erzincan Kemaliye’de gökyüzünde uçurtun
Yamaç paraşütü de olur
Hemen beni Çankırı Bayramören’e götürün
Çeşme Ayayorgi koyunda
Bungee jumping yaptırın
Karabağ’da tarih yazan bir SİHA’dan
Kızılcahamam Işık dağına paraşütle bırakın
Ki son bir kez
Doya doya memleket havası alayım

Bu adrenalin yetmez bana
Güm güm atacak biliyorum
Dinleyin sizler de duyacaksınız

IV

Aldılar ameliyat yatağına
Hafiften terliydim
Soğuk bir oda
Daracık bir masa
Birden buz gibi oldum

Sonradan bir meslektaşımın oğlu olduğunu öğrendiğim
Kızımla aynı okula gitmiş
Mucize eller
Çıkacak kitabınızı benim için imzalar mısınız diye sordu
Bu tıp eğitimi hiç bitmezmiş
Dersine ne de güzel çalışıp öğrenmiş

En ihtiyaç duyulan anda
Verilen güven hissi
Cerrah olmadan psikolog olmak gerekiyor

Her zaman şiir
Son anda şiir

Gözlerim kemik testeresini ararken
Narkoz etkisini göstermiş

V

Uyandım entübe bir halde
Vücudumda ömür boyu taşıyacağım
Kalıcı dövmeye benzer kemik testeresi izleri

Anladım ki
Tıkalı olmayan transfer damarlarım gibi
İlk kez balık istifi olmayan bir belediye otobüsüne
Son anda yetişmişim

Şiir duyguların ve hayallerin izleridir
Şiir izleri ile yaşamaktaydım küçüklüğümden beri
Şimdi yeni izler var yaşamımda
Testere izleri hoş geldi aramıza

İzler birbirine karışsın
Son merdivene ayak basmadan
Güvercinim havalanmadan
İyi bir üçlü olalım
Birbirimizi hiç kırmayalım
Kiraz bahçelerinde dolaşalım

Son sözü kader söyler

Osman Akçay
Kayıt Tarihi : 7.11.2020 23:31:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • İlyas Ateş
    İlyas Ateş

    Kalemine sağlık tebrik ederim hocam selamlar saygılarımı sunarım

  • Cevap Yaz
  • Fatih Selimoğlu
    Fatih Selimoğlu

    Sanki şiirin içinde dolaştım gibi oldum. Büyük geçmiş olsun.

  • Cevap Yaz
  • Ömer Duru
    Ömer Duru

    Allah şifalar versin sayın hocam

  • Cevap Yaz
  • Şükrü Atay
    Şükrü Atay

    Bu güzel ve anlamlı şiiri yazan gönlünüze ve kaleminize sağlık.
    Selamlar ve saygılar.

  • Cevap Yaz
  • Osman Akçay
    Osman Akçay

    Gönderen: Hacı Mehmet Erol
    Alan: Osman Akçay
    Tarih :24.11.2020 13:37

    Aynı duyguları yaşayan birisi olarak. O soğuk odaları ve sert odaları iyi bilirim. Acıyı dindirecek ilacı binbir ümitle beklemeyi. Zaman yatakta geçmezliğini. Dakikanın saat, saatin gün ve günün ay olduğunu bilirim. Ya o bekleyen göze uykunun uğramadığı geceleri. Sen acıdan kıvranırken, insanların tesellilerinin ne anlamsız olduğunu. Bana damdan düşeni getirin diyen sessiz çığlığı.
    Elinize, yüreğinize sağlık.


  • Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (59)