kAyıp üLke Şiiri - Müjde Soytürk

Müjde Soytürk
44

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

kAyıp üLke

Bu hikaye, yaşamla ölüm arasında bir yerde, kAyıp üLkede geçen sürekli düşüşün anlatısıdır. Hikayenin tümü bir andır, an orada tek zamandır. Kahramanı merak ediyorsanız kahramanlar buraya yakışmaz, kAyıp üLkede kahramanlıktan söz olmaz. Kazandığını ya da kaybettiğini sananlar buraya uğramaz. kAyıp üLkede olan biteni kelime kelime anlatmak da hiç bir zaman işe yaramaz. O yüzden gönül gözünüzü açın, açın ki anlayabilesiniz, anlamasanız da bırakın rüzgarı içinizi ürpertsin. Çünkü bu aynı zamanda sizin de hikayenizdir.

Her şey normaldi, her zamanki gibi. Gidiş gelişler, soluklanmalar, sorumluluklar, mutluluklar, zayıflıklar, savunuşlar, buruk sevinçler, ler ler ler. Okyanusta küçük bir ceviz kabuğu... Arayış yerini kabullenişe bırakmıştı. Zaman zaman kulağına küçük bir serçenin özgürlük türküleri çalınırdı, zaman zaman.

Yalnızlık, ama saf ve gerçek yalnızlık katlanılır bir şey değildir insanoğlu için. Zaman uzadı mı da o bırakmaz bu defa insanı. O yalnız değildi, daha doğrusu yalnız olmadığını sanıyordu demek daha doğru olur, herkes gibi.

Yalnızlık,
Gökyüzündeki tek bir kuş
Denizdeki tek bir balık gibi,
Avcı bile aldırmaz
Kaçsan, kimden?
Soran olmaz

O gün ne göreceğini önceden bilemezdi, hep yanında olup göremediği. Bilinmez, neden bazen görüverir insan. Kendi mi yapar, sihir mi vardır yoksa gereken tüm koşullar bir araya mı geliverir, bilinmez. O gün özel bir gün değildi, en azından o büyük kapıyı geçtiği bilinmeyen ana dek. Şimşek çakmaz, gök inlemezken ve her şey bir önceki günkü yerindeyken dilsiz bir el duyumsadı kalbinde. Bu dokunuş bütün anıları çağırdı, sarsıldı farkında olmadan. O gün yalnızlığını hissetmedi aslında, ama bunu bilemedi.

Günler fark etmeden geçerken bir şeyleri
Aslında gören kalbindir
Zaman hiç boşa geçmez
Geçen körlüktür yüreğini
O sırada içinde hallolanları hiç kimse bilemez
Ne yazıktır ki
Kimse zamana teşekkür etmez

Bir başka sabaha uyandı, şafak vakti. Kalbinde adsız bir çığlık martılarınkini andıran. Işığa baktı ama göremedi. Sadece sesi duydu çağıran. Çağıran eldi, dokunan.

Bir sabah uyanırsın
Üzerinde kayıp bir yorgan.
Perdeler delik deşik
Geçen yılları çağrıştıran.
Vakit o vakittir duyarsın,
Cesaretin gelir,
Kalbini
Serin bir ışığa açarsın

Fazla söze ne gerek? Bıraktı kendini. Görmek istediğinin ne olduğunu artık biliyordu, görmeyi uzun zamandır ne için reddettiğini.

Sevgi ile açılan
İçine dokunan
Ona hep göz kulak olan
Bir çift gözden başka ne görmek ister insan

Yolculuk buraya kadar, yol bu kadar. Varışlar kutlama gerektirmez, gerektirmez ille de yeni bir başlangıç, her son yeni bir arayış.

Yolunun kapısı gözlerin ardında
Hiç adlandırılamamış
Bir ülke vardı
Ve o orada kaldı

Dedim ya yolumuz şimdilik buraya kadar. Unutmayın burası sadece bir durak. Varılacak yer hep uzak, zemin hep kaygan, duygular tuzak. Koca bir yaşam, bittiğinde sadece bir an. O an aklındaki sevgi dolu gözler, dokunan sıcak bir el yaşamın tüm anlamı olan.

Adına hikayeler yazıldı hayallerin
Sonra dönüp bakıldı ki her şey bir yanılsama
Aslı varsa da o öğrenemedi
Çünkü sormayı hiç denemedi.

Hikaye başladı mı bitti mi kaygısı duyuyorsanız bunu ancak siz yanıtlayabilirsiniz. Çünkü herkesin hikayesi farklı zamanda başlar ve biter, ama mutlaka bir yerlerde kesişiR.

Arkana bakmayı unutmaz
Yanılmaktan korkmaz
Işığından kaçmazsan
Farkında olmasan da
Başka bir yüreğin hikayesi olabilirsin

Hayallerin hikayendir, unutmazsan.

2002

Müjde Soytürk
Kayıt Tarihi : 23.1.2006 17:18:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Müjde Soytürk