...
Firâkı tatmamışa vebâldir visâl!
Hani yara almadığın yer "on'ulmaz" ya,
Şahit olsun gümüş astarlı bulutlar,
Ve telli duvaklı salkım söğüt ağacı!
Adın düştükçe zihnimin kuyusuna,
Suda halka halka alevlenir hasret sancısı,
Aralandı an ve zaman arasındaki lacivert perde,
Maziye girdim tavandaki beyaz kapıdan
...
Bizi kıyamet kesmez,
Ecel Haklamaz,
Ahir çağa kinimle ben fâş olaydım.
Mazluma yetmeyen ins olacağima,
Ey sevgili sen dîdêmi hep rûşen edensin
Sevdan beni yaksın da yürek kendine gelsin.
Ümmî bile olsam sen yine şair edersin,
Al aklımı verme, bana lazım değil artık!
Odaya hasretinin;
Kesif bulutları sökün edince geceyle;
Bakışının keskin yanıyla limeledim hüznümü.
Sonra sandığından çıkarıp,
Nâmümkün olasılıkların kumlu kağıdıyla düzledim
Kalbimin kaba yüzünü,
*
**
***
" Bir ağaç tutuşmuştu bir çiçeğin şem'iyle,
Suda yunus yanardı, o harlı yangınından;
“ Çark döner, Mızrak kırılır, Bir deli havalanır !..”
***
*
**
***
Gün bitti...
Yeni başlıyor ilk günü kalan hasretin;
Ömrün kalanı yeni başlıyor.
Ey İns
Ve Cân;
Has dur ve tekrar et !..
Otuz üç yerinden -yamalı Ömer'in cübbesi-;




-
Huri Çalışkan
Tüm YorumlarSevgili Dengi,
şiirlerini okumak her zaman ruhuma bir dokunuş gibi geliyor. kelimelerin içindeki derin duygular ve hayal gücün beni her seferinde etkiliyor. kaleminin rengi, güzelliği, bir cümleyi büyülü bir hale getiriyor.
her bir şiirinde, yaşamın karmaşasında kaybolmuş anların ve du ...