Kayboluş Şiiri - Serhat Gazi

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Serhat Gazi
82

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Kayboluş


Gözlerimi kapasam uçurum,
açsam içimde büyüyen bir karanlık…
Nereye dönsem
karşıma yol değil, duvar çıkar.
Adımlarım birbirine karışır,
izlerim kendi içinde kaybolur.
Kaybolurum…
Bazen kalabalığın ortasında,
bazen dört duvarın sessizliğinde…
İnsanların arasında görünmez olurum,
kendi içimde bile yabancılaşırım.
Kimse içimde neyin koptuğunu bilmez;
ben sustukça
içimde bir dünya daha yıkılır.
Bir yol ararım,
ama yol beni bulmaz.
Bir el uzanır sanırım,
avuçlarımda yine boşluk kalır.
Bir kapıyı çalmak isterim,
ama ardında kimse yoktur.
Yok olurum…
Önce sesim azalır,
sonra yüzümdeki gülümseme silinir.
Beni ayakta tutan ne varsa
sessizce içimden çekilir.
Umut, uzaktaki bir ışık gibi
gözlerimin önünde söner.
Kalbim kendi yükünü taşıyamaz;
kendi adımı bile
içimde duyamaz hâle gelirim.
Harap olurum…
Dünyanın ortasında
kendime bir yer bulamam.
Ne tam anlamıyla yaşarım,
ne de ölmeyi becerebilirim.
Günler üzerimden geçer,
ben her sabah biraz daha eksilirim.
Varlığımın kimsenin hayatında
bir boşluk bırakmadığını düşünürüm.
Hiç olurum…
Öyle bir hiç ki;
adımı söyleyenler azalır,
sesimi hatırlayanlar susar.
Öyle bir hiç ki;
yaşadığımı yalnızca ben bilirim,
ben de kendime inanmayı bırakırım.
Yolumu bulamadan
ömrümü tüketirim.
Dünyanın telaşına kapılır,
yarınlara sığınıp bugünü harcarım.
Söylemem gereken sözleri erteler,
sevmem gerekenleri ihmal eder,
dönmem gereken yollardan
gurur uğruna uzaklaşırım.
Sonra bir gün anlarım:
İnsan bazen bir anda kaybolmaz.
Her gün kendinden biraz vazgeçerek
yavaş yavaş silinir.
Bir gülümsemeyi erteler,
bir sevgiyi içine atar,
bir özrü yutar,
bir umudu yarına bırakır.
Sonra yarınlar çoğalır,
ama hayat azalır.
Ölümü bilirim…
ama ölümü unuturum.
Sanki önümde sonsuz günler varmış gibi
ömrümü yarına bırakırım.
Oysa insanın elinde
yarın diye bir şey yoktur.
Sadece bugün vardır…
ve biz çoğu zaman
onu da fark etmeden tüketiriz.
Sonra dönüp arkama bakarım.
Ne yaşadıklarım kalmış,
ne de yaşayamadıklarım…
Ne söyleyebildiğim sözler,
ne de içimde çürüttüklerim…
Ne tamamlanmış bir yol,
ne de dönülecek bir başlangıç…
Sadece yorgun bir kalp,
sessiz bir oda
ve dünyada boşa gitmiş
bir ömür kalır.
Ve anlarım:
Ben aslında hayatı kaybetmemişim;
hayatın içindeyken
kendimi kaybetmişim.
Kaybolmuşum…
Yok olmuşum…
Harap olmuşum…
Yolumu bulamadan
kendi ömrümde tükenmişim.
Gün gelir,
bu dünyadan ayrılırken
geriye ne mal kalır,
ne makam,
ne de peşinden koştuğum dünya…
Sadece yaşanmamış günler
sessizce arkamdan bakar.
Söylenmemiş sözler
içimde son kez yankılanır.
Ve ben,
dünyaya sığamadan
kendi içimde kaybolduğumu anlarım.
İşte o zaman
insanın en ağır pişmanlığını anlarım:
İnsanı bitiren ölmek değilmiş…
Yaşarken, yaşayabileceği hayatı
kendi elleriyle tüketmekmiş.
Ve ben…
Dünyaya var olmak için geldim,
yolumu bulamadan kayboldum,
varlığımı yokluğa bıraktım,
hayatın içinde harap oldum…
Sonunda bu koca dünyada
kendi ömrümün
en büyük ziyanı oldum.

Serhat Gazi
Kayıt Tarihi : 13.09.2026 10:08:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!