Ziyan ettiğim ömrümün kırık parçası,
Asla tamamlanamayacak,
Geriye bakılmayacak,
Dünü olmayacak, yarını olmayacak
Bir sevdasın sen.
Derinleşen ömrümde
Çıkılamayacak dipsiz bir kuyusun sen.
Soğuk ve karanlık…
Tüm ışıklar yansa da
Aydınlanmayacak kadar zifiri karanlık.
Sen zehir zakkumsun;
Yuttuğum her lokmada
İçimi yırtarak geçen,
Kanatan, azap veren,
Haram ettiğin bir sofrasın.
Yakıp yıktığın,
Defalarca ah aldığın
Bir kapısın sen.
Pişmanlıkla, perişanlıkla
Dar ağacına astığım,
Çırpınarak aşk dediğim
Katilsin sen.
Girdabına çekip boğduğun,
Yıkana kadar savurduğun,
Ateşinle kavurduğun,
Koca bir tufan olup
Üstüme çöktüğün…
Senden geriye kalan ne varsa
Küllerinden bile kaçarken,
Sen hâlâ
Ömrümün en derin yerinde olduğun.
Kapanmayan bir yara,
Dinmeyen bir azap,
Ve unutamadığım
O büyük cinayetin faili
Sen aşk diye diye öldüğüm Katilimsin.
Kayıt Tarihi : 7.10.2026 18:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!