Karasız karınca ve arkadaşları, yine harıl harıl çalışıyorlardı.
Kararsız karınca henüz çok gençti. Buna rağmen kendi ağırlığının iki katı yük taşıyordu.
Yük taşımak onun için sorun değildi: Çünkü o da bütün karıncalar gibi çalışkandı.
Onun tek sorunu kararsız olmasıydı. Arkadaşları da bu nedenle ona kararsız karınca derlerdi.
Bizimki, o gün yine kararsızlığı yüzünden en sona kalmıştı. Şu tohumumu alsam, bunu mu alsam derken yine sıranın en sonunda gidiyordu. Sağa sola bakıp oyalanınca arkadaşlarına yetişmekte güçlük çekiyordu.
Aslında o koca buğday tanesini görünceye kadar her şey yolunda sayılırdı. Ağzında götürdüğü basit bir yonca tohumu, hemen yan tarafında, az uzağında kocaman! İştah kabartan bir buğday tanesi!
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta