Kapat ışıkları… gözlerin açık kalmış, yetiyor. Buselerinde arıyorum aşkı; bilmiyorum, doğru yerde miyim? Yüreğimin yanıklarında arıyorum; bilmiyorum, bulabilir miyim? Oysa sen âşikârsın, çok benziyorsun. Aslında gülsen bulacağım; Fakat bırakma tebessümünü. Bıraktığın, yüreğim olur; altı koca bir uçurum. Sensizlik artırıyor ıstırabımı, ıstırap aşkımı. Gözlerin cennetten kopmuş; dolaştıkça kaybeden büyük şehir… Bu şehir, nefesinden yoksun; yitirmiş soluğunu. Hem ne bilsin gül kokuna? Teneffüs etmedikçe çekilmez bu hasret. Çekilmiyor da zaten… çıldırıyorum. Gökyüzü de çıldırıyor yokluğunda. Bahar da çekildi, hem de en olması gereken zamanda. Yağmur, sanki sen yoksun diye bu denli yağıyor. Gök kubbenin gözü kurudu yaş damıtmaktan. Haykıran şimşeklerin, yokluğunadır çığlıkları. Rüzgâr başını döndürdü ağaçların; Dökülen yapraklar şahit. Tabiat viran olmuşken… Bana “nasılsın?” diye sorma. Ey yâr, sensizim.
Ahmet HanifoğluKayıt Tarihi : 5.11.2026 20:21:00
Şiiri Değerlendir
Tüm eserlerin telif hakları Ahmet Hanifoğlu'na aittir. İzinsiz kopyalanamaz, yayımlanamaz. © Tüm hakları saklıdır.
Sevgilinin yokluğunun yalnızca insanın içini değil, yaşadığı şehri ve tabiatı da sessiz bir yıkıma sürüklemesidir. Gözlerin açık kalmasıyla başlayan şiir, tebessümün eşiğinde bir uçuruma, oradan da yağmura, şimşeğe ve dökülen yapraklara uzanır. Şair, kendi hâlini anlatmak için tabiatı konuşturur. Sonunda bütün kelimeler tükenir ve geriye tek bir itiraf kalır: “Ey yâr, sensizim.”




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!