Mesafeleri adımlarsın, yolumu bulman imkansızdır,
Yılların farklı demlerinde, yaşamın artık çok soğuktur,
Benden ırak diktiğin çatı, ruhunu sıkacak kapandır,
Önemsiz kılmayı denesen, şefkatin kafeste esirdir.
*
Sızlanmadığını söylesen, bakışların içten denizdir,
Vakti gelince o şiddetle, beldeleri köpürüp yutar,
Çöle çevrilir bütün çevren, etrafın sırf yıkım yeridir,
Ölmek isteyip çabalasan, veda kelamın bağışlanır.
*
Uzanıp sarmadan tutulsan, vakitlerin karanlık kuyu,
Sabahların uzar devamlı, ışıkların geceye çalar,
Mekân mekân adımlasan, bil Erzurum ruhuna yabancı,
Karşına çıktığımı sansan, toplumdaki fertler cismimdir.
*
Sevdanın acısını çekmek, göğsünde koca kayalardır,
Sırlarını dökemezsin hiç, bütün lafların düğümlenir,
Bağırsan işitilmez nidan, toplum etrafında duyarsız,
Talih şansını sunamaz bil, sevdanın süresi kısıtlı.
*
Pişmanlık inlemesi sarsar, zamanlar akarken acıtır,
Sızıdır hüzündür heybedir, ruhunda devasa baskıdır,
Peşinden takip eder daim, çetin anlarda eziyettir,
Bastığın ufuklara sızar, hafızadan silinmez izi.
*
Kimi an bağlarında başak, harmanda ezilen kırıntı,
Bitti farzedip mezar kazsan, vakit erince yeşerecek,
Vefat demini solurken, bil yanıbaşında nöbettedir,
Silindi farzederek baksan, bedeninle toza dönecek,
Özündür ilikteki sudur, varlığına coşkular ekler,
Alemde işkence sunsa, bil uçmakta ebedi şerbettir.
Kayıt Tarihi : 19.2.2026 14:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!