O kararmış tepsi gibi, can yanarken dibin tutar,
Gölgen bile uzaklaşır ve ecelin de hep pusar,
Son kaşıkta saklanmıştır, o zehirli tatlı şüphe,
Kabusların denizinde, o yalanlar seni yutar.
*
Yanık kokusu sinmiş hep, kaderinin her zerresine,
Boyun eğer o hayat da, bir tek faninin hevesine,
Yıllar geçer yavaş yavaş, yorulur o bitkin kalbin,
Hapsolursun, hiç bitmeyen karanlığın hoş nefesine.
*
Son lokmada hep gizlenmiş, acı ve soğuk bir veda,
Kaybolmuş bütün ışıklar, duyulmaz en ufak seda,
Biten ömrün masasında, kalmış acı kazandibi,
Tükenen bir nefes olur, her hece ve bütün nida.
*
O yanıklar hep ruhundur, sökülemez tepsiden hiç,
Zaman dolmuş çoktan bitmiş ve istersen hep zehri iç,
Bekleyen o derin uykun, gelir ansızın ve sormaz,
Tıpkı soğuk duvar gibi, örer senin için kerpiç.
*
Yanık süt kokusu gelir, o soğuk rüzgâr içinden,
Koparıp alır hep seni, o bitmez sonsuz hiçinden,
Karanlık bir gölge olur, hep usulca hep sırdaşın,
Dökülürken hep gözyaşı, en karanlık derin kinden.
*
Sıyırsan da o tepsiyi, acısı bitmez geçmez ki,
Ecelin kör bıçağı da, kolay kolay hiç kesmez ki,
O kazandibi kararmış, ömrün biten son sayfası,
Zaman denilen o hancı, kimseye boyun eğmez ki.
Kayıt Tarihi : 8.10.2026 23:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!