Eskiden ot, tükenmeye yüz tutmuş yolların birbirine uyduğu
saatte, tatlılıkla dikerdi saplarını, Tüm ışıklarını yakardı.
Gündüzün atlıları sevdalarınca doğar ve yavuklularının şatolarında,
boşluktaki hafif fırtınalar kadar çok pencere olurdu.
Eskiden ot, birbiriyle çelişmeyen binlerce güzel söz bilirdi.
Gözyaşıyla ıslanmış yüzlerin koruyucusuydu o. Hayvanları
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta